İstanbul’un Yanı Başındaki Hazine: İznik’te Bir Zaman Yolculuğu

Yurt İçi Geziler 31 Mart 2026 21:03
Videoyu Aç İstanbul’un Yanı Başındaki Hazine: İznik’te Bir Zaman Yolculuğu
A
a

Medeniyetlerin buluşma noktası İznik’te, tarihin nabzını tuttuk. İstanbul Tarih farkıyla, Dr. İbrahim Akkurt hocamızın eşsiz sunumuyla hayat bulan bu gezide; surların ötesindeki efsaneleri, ilklerin şehri İznik’in sokaklarında yeniden keşfettik.

İstanbul Tarih ve Kültür Derneği olarak, rotamızı bu kez dört medeniyete başkentlik yapmış, surlarının her taşı bir destan anlatan, gölünün mavisiyle tarihini harmanlayan "mavi şehir" İznik’e çevirdik. Tarihçi Yazar Dr. İbrahim Akkurt hocamızın eşsiz rehberliğinde gerçekleşen bu seyahat, sadece bir gezi değil; Roma’dan Osmanlı’ya uzanan bir zaman yolculuğuydu.

Surların Gölgesinde İlk Adımlar: İstanbul Kapı ve Batık Bazilika

Güne, şehre kuzeyden giriş yapan görkemli İstanbul Kapı ile başladık. Dr. İbrahim Akkurt hocamızın anlatımıyla kapının üzerindeki kabartmaların dilini çözmeye çalışırken, kendimizi bir anda gölün serin sularına saklanmış bir gizemin kıyısında bulduk: Batık Bazilika (Neofythos Bazilikası). Gölün çekilmesiyle kendini gösteren bu kutsal yapı ve yanındaki Senato Binası, bize İznik’in Hristiyanlık dünyası için neden bir "Amentü" mesabesinde olduğunu hatırlattı. Gölün panoramik manzarasını çaylarımızı yudumlayarak seyrederken, tarihin derinliklerini soluduk.

Roma’nın İhtişamından Osmanlı’nın İlklerine

Güneyde Yenişehir Kapı’yı selamlayıp, Anadolu’nun fethi için uzaklardan gelen yiğitlerin emaneti olan Kırgızlar Türbesi’ne uğradık. İznik Arkeoloji Müzesi ve devasa Roma Amfi Tiyatrosu, şehrin antik dönemdeki kudretini gözler önüne seriyordu.

Ancak İznik, bizim için "ilklerin" şehriydi. Osmanlı Devleti’nin ilk yükseköğretim kurumu olan Gazi Süleyman Paşa Medresesi’nin avlusunda, o dönemin ilim iklimini hissettik. Bugün bu tarihi mekanda çarkların başında dönen çiniler, geçmişin estetiğini günümüze taşıyor. Sultan II. Murad Hamamı ve Tarihi Çini Fırınları ise şehrin bir dönem nasıl bir üretim ve sanat merkezi olduğunun sessiz tanıklarıydı.

Lezzet Durağı ve Ruhun Şifası: Ayasofya’dan Yeşil Cami’ye

Öğle yemeği vaktinde İznik’in meşhur lezzet durağı Köfteci Yusuf Usta’da enerjimizi tazeledikten sonra, şehrin kalbine, İznik Ayasofya Camii’ne yöneldik. Hem Konsil toplantılarına ev sahipliği yapmış hem de fethin sembolü olmuş bu yapı, Mimar Sinan’ın dokunuşlarıyla tam bir şaheser. Ardından İznik’in ilk camii olan Hacı Özbek Camii, manevi mimarlarımızdan Eşrefoğlu Rumi ve ilk müderrisimiz Davud-i Kayseri’nin huzuruna vardık. 1250 yıllık asırlık çınar ağacı, sanki tüm bu tarihin canlı nöbetçisi gibi bizi gölgesinde ağırladı.

Bir İmparatorluk Çınarı: Çandarlılar ve Yeşil Cami

Gezimizin en etkileyici duraklarından biri de Nilüfer Hatun İmareti (Türk-İslam Eserleri Müzesi) ve onun hemen karşısında tüm zarafetiyle yükselen Yeşil Cami idi. Çandarlı ailesinin bu şehre vurduğu mühür; Kara Halil Hayreddin Paşa’dan İbrahim Paşa’ya kadar uzanan türbe ziyaretlerimizle daha da anlam kazandı. Osmanlı bürokrasisinin temellerinin atıldığı bu topraklarda, vezir ailesinin mirasını Dr. İbrahim Akkurt hocamızın detaylı sunumuyla yeniden keşfettik.

Vedaya Doğru: Lefke Kapı ve Sarı Saltuk

Gezimizin son demlerinde Lefke Kapı’dan geçerek, Balkanlar’dan Anadolu’ya gönül köprüleri kuran Sarı Saltuk’un makamına uğradık. Zeytin ağaçlarının gümüşi yaprakları arasından İznik’e veda ederken, heybemizde sadece fotoğraflar değil; bir medeniyetin köklerine dair derin izler vardı.

Bize bu eşsiz bilgi hazinesini açan rehberimiz Dr. İbrahim Akkurt’a ve bu güzel günün mimarı olan İstanbul Tarih ve Kültür Derneği ailemize teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bir sonraki durakta, tarihin izinde buluşmak dileğiyle…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

duyurular DUYURULAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

İstanbul'dan Dünya'ya Tarih'in İzinde