3
May

Tarih Topluluğundan Bursa ve Konya Çıkarması

   Yazan: istanbultarih   Kategori Genel

BURSA VE KONYA GEZİSİNDE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARIN YER ALDIĞI VİDEO

http://www.dailymotion.com/videoxd7t1p

 

 

4227 okunma

03 Mayıs 2010, 00:02 tarihinde Genel kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


5 comments so far

Emrullah Büyük
 1 

Coğrafya 4. sınıfta okuyup Tarih Bölümü’nde çift anadal yapan birisi olarak bu gezide yer aldım. Bursa ve Konya şehirlerine ilk defa gittim ve iki günlük bir zaman diliminde birbirine mesafeli iki ilin de başlıca tarihi mekanlarını görme fırsatına sahip oldum. Daha geniş bir zaman diliminde buraların gezilmesi, ziyaret edilmesi daha da faydalı olabilirdi ama olabileceğinin en iyisi olduğunu düşünüyorum. Gezinin daha rahat ve organize geçmesi noktasında bize yardımcı olan, tanınan imkanlarda katkısı, emeği olan ve bizzat organize edenlere, katılımcı olarak geziyi renklendiren Edebiyat Bölümü’nden ve yüksek lisanstan katılan ve de tabiki Tarihçi arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bizlere eşlik edip bizi yalnız bırakmayan Dr. Hayrünisa Alp ve Fırat Boztaş hocalarımıza da ayrı bir teşekkürüm var. Bu tip organizasyonlar geniş katılımda daha güzel geçecektir. Devamı geleceğini temenni ettiğim faaliyetlerde bulunma isteğimi ve diğer hocalarımız ve arkadaşlarımızı da organizasyonlarda aramızda görmekten mutluluk duyacağımı belirtmek istiyorum. Gece Konya yolunda uyumayan arkadaşlar da ayrı bir renk kattılar onlara da ayrı bir teşekkürüm var unutulmazlar yaşandı, tabi aramızda..! Bu şekildeki organizasyonların devamı hem topluluk adına hem de ileride tarihçi ünvanına sahip olacak tarih öğrencileri adına oldukça faydalı olacaktır. Buraları turistlerden daha fazla bilmek, görmek, yaşamak durumunda olduğumuza inanıyorum.

04 Mayıs 10 Saat 14:15
EMİNE YILMAZ
 2 

Öncelikle tekrar bütün Tarih Topluluğu üyelerine çoook teşekkür ediyorum. Özellikle de sabrıyla, efendiliğiyle, hoşgörüsüyle kimseyi kırmadan, bütün herkesin sorunlarıyla ilgilenen İbrahim Akkurt’a çook teşekkür ediyorum. Tek kelimeyle benim için “muhteeşem” bir geziydi. Şoförler dışında her şey güzeldi. Bunun gibi Tarih ve Kültür gezilerinin daha nice nicelerinin düzenlenmesi temennisiyle… Bizden sonra gelen Tarih öğrencilerinin de(duyun bizi) bu topluluğu devam ettirebilmeleri dileklerimle… Burada bir şeye de dikkatleri çekmek istiyorum. Bir Tarih öğrencisinin en çok ihtiyacı olan şey bu gezilerden mahrum edilmesidir. Bizim blöümümüzde bu yan çok eksik, Tarih mekân ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu Bursa ve Konya gezilerinde de bizzat anladık zannedersem? Çalışmalarınızda başarılarınızın devamını dileyerek yazımı bitireyim diyorum. Gezilerinizin de devamını bekliyorum.

04 Mayıs 10 Saat 17:50
Süleyman Tekin
 3 

Tarih hayattır, tarihini en az aldığı nefesi kadar kendine yakın hissetmeyen, geçmişini günlük hayatıyla yahut bütün ömrüyle birleştirmeyen tarihten bir şey anlamamıştır.Rotasını tarihinden ibret alarak çizenler ise tarihi yaşayanlardır.Gün yeni yeni yüzünü gösterirken erkenden yola çıktık.Sessiz sakin güzel bir yolculuktan sonra Devlet-i Âli Osman’ın ilk başkenti olan Bursa’ya ulaştık.Yemeklerimizi yedikten sonra Bursa’yı gezmeye başladık.Gezi sırasında Bize Bursa’yı anlatacak bir rehberimiz yoktu, fakat o kadar genç tarihçinin arasından Bize rehberlik edecek arkadaşların olması daha güzel oldu.Faydalı bir Bursa gezisinden sonra ikindi üzeri Konya’ya hareket ettik.Pazar günü Konya’yı gezdik.Konya’ya ilk defa gitmiştim.Bu bakımdan gezi içerisinde daha anlamlı anları Konya’da hissettiğimi söyleyebilirim.Mevlana hazretlerinin müzesini gayet bilgili bir rehberden uzun uzun dinledik.Müzede mevlana hazretleri ile beraber altmış beş kişinin kabri var. yeşil kubbenin olduğu kısmı bir İranlı mimar yapmış, müzenin diğer kısımlarını ise Mimar Sinan yapmış.Mevlana müzesinin içerisinde kendine has güzel ve latif bir koku var. İçeride mevlana hazretlerinin ve tekkede eğitim almış olan dervişlere ait özel eşyalar mevcut.Mevlana hazretlerine derviş olmak isteyen kişi önce üç gün kadar gözlem altında tutulurmuş. kabul edilirse ayakkabıları içe dönük, kabul edilmezse dışa dönük bırakılırmış.Dervişliğe kabul edilen dervişler önce dergahın tuvaletlerini temizleyerek işe başlarmış, sonra ise yemekleri pişirir, kahve hazırlar, tekkenin ihtiyacı olan alış verişi yapar, kırk gün süreyle kendisine öğretilen usul üzere çilesini tamamlar ve sol ayak sabit kalmak üzere sema yapmasını öğrenirmiş.Müze içerisindeki kıymetli eşyalar için bile gezmeye değer.Hatırladıklarımdan bazıları;küçük bir kızın yazdığı çok küçük bir Kuran-i kerim vardı.yazısı çok küçük, sadece saç teli ile yazmış olabilir diye tahmin ediliyormuş.Ayrıca yakın zamanda hediye edilmiş olan savaşlarda sancağa takılan rulo halinde Kuran-i kerim var idi onu da ilk defa gördüm.Sakal-ı şerif bir kap içerisinde cam kabının diplerinde küçük delikler var buradan koklayınca gül kokusuna benzeyen ağır muhteşem bir koku alıyorsunuz.Sözü çokta uzatmamak için yazmadığım eserleri görmek isteyenlerin bizzat gitmelerini tavsiye ediyorum.Konya’dan etli ekmek yedikten sonra ayrıldık.Gezi güzeldi, tehlikeli nokta ise dönüş yolunda ikindi namazlarımızı kerahat vaktinde kılmak zorunda kaldık.Bir vakit ikindi namazını kasten terkedennin tüm ailesini ve malını kaybetmiş gibidir hadisi aklıma geldikçe korktum, elhamdülillah zamanında yetiştik. Gezide emeği geçen bize güzel anlar yaşatan yardımcı olan bütün arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum.

İlim bir ırmaktır akar durmaz,İstanbul Tarih okumak bir şereftir herkese nasip olmaz..

05 Mayıs 10 Saat 10:19
EMİNE KOÇ
 4 

Gerçekten İstanbul Tarih Topluluğuna yakışan MÜKEMMEL bir geziydi… Başta İbrahim Akkurt’a ve emeği geçen diğer arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz…

05 Mayıs 10 Saat 18:54
Songül Kaçar
 5 

Nicedir Konya’yı ziyaret etmek arzusundaydım. Bu geziye sizlerle katılmak büyük şanstı. Bilhassa İbrahim Akkurt’a ve diğer tüm arkadaşlara teşekkür ederim.
Benim için gezi gerçekten güzel geçti. Konya gezisinde menfi manada denilebilecek hemen hiç birşey yok sanırım. Hiç görmedim nadide bir yer. Hele Selçuklu eserleri teshir ediciydi.
Bursa’da tarihi eserleri yürüyerek gezmek güzeldi. Bağlantı yollarını öğrenmiş oldum :) Ayrıca daha sonrasında yapılabilecek bir Bursa gezisi için öneri sunabilirim. Herkesin bildiği Uludağ’a çıkılabilir ya da fazla vakit yoksa daha dağ yoluna girmeden asırlık Çınar ağacının bulunduğu fevkalade güzellikte bir çay bahçesi var. En azından oraya uğranabilir. Vaktimiz ziyadesiyle varsa Tarihi Cumalıkızık köyü günümüze hemen hiç değişmeden gelebilmiş tarihi Osmanlı evleriyle güzel bir seçim olacaktır.
Tarihçi olmayı çok isterdim. İlahiyat nasip oldu. Tarih’le İlahiyat’ın tariklerinin, amaçlarının bir olduğunu müşahede ettim. Anladım ki bu alanlar kardeş bölümler. Ya da en azından bana göre bu böyle :)
Gezi için tekrar teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kalın

06 Mayıs 10 Saat 22:31

Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz