Edebî ustalığı ve fikirleri günümüzde hâlâ tazeliğini koruyan vatan şairi Namık Kemal, Vefatının 120. yılında, İBB Kültür A.Ş. tarafından düzenlenen özel bir etkinlikle anılıyor.
31 Ocak Cumartesi günü, saat: 11.00’de, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan etkinlik kapsamında, şairin edebî ve fikrî yönlerinin ele alınacağı bir panel gerçekleştirilecek. 19. yy’da siyasi ve sosyal alanlarda ortaya attığı ‘hürriyet’, ‘vatan’, ‘milli kimlik” gibi yenilikçi fikirleriyle halka yeniden ümit aşılayan Namık Kemal, daha büyük kitlelere ulaşmak için edebiyatı önemli bir araç olarak, büyük bir incelikle kullanmıştı.
I. Oturum
“ Edebiyatçı ve Gazeteci Yönüyle Namık Kemal”
Prof. Dr. Kâzım Yetiş (Oturum Başkanı)
Prof. Dr. İskender Pala
Prof. Dr. Abdullah Uçman
Prof. Dr. Önder Göçgün
Prof. Dr. İsmail Parlatır
II. Oturum
“Tarihçi ve Düşünce Adamı Olarak Namık Kemal”
Prof. Dr. İsmail Kara (Oturum Başkanı)
Prof. Dr. Azmi Özcan
Prof. Dr. Ali Akyıldız
Dr. Gültekin Yıldız
Devamını oku »
2161 okunma

Tarih Bölümü Hocalarımızdan Doç. Dr. Arzu Terzi’nin büyük bir özveriyle hazırlamış olduğu kıymetli eseri okuyucuyla buluştu..
Osmanlı her şeyin farkındaydı amma…..
Düvel-i muazzama’nın Bağdat–Musul bölgesindeki petrole ilgisinin artmaya başlamasıyla, bölgedeki zengin petrol yataklarını içine alan önemli arazi parçalarının Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın -Sultan II. Abdülhamid’in- şahsi mülkü haline getirilmesinin aynı döneme denk gelmesi şüphesiz bir rastlantı değildir. Zira çalışmada ilk defa gün ışığına çıkarılarak okurların istifadesine sunulan döneme aorijinal fotoğraflardan ve petrol yatakları hakkında verilen detaylı bilgilerden de anlaşılacağı üzere bölge topraklarında kendiliğinden nehir gibi petrol akmaktadır. Böyle bir tablonun dönemin sömürgeci devletlerinin iştihanı kabartmaması ise mümkün değildir.
Her detayında tamamen Osmanlı Arşiv belgelerinin kullanıldığı bu eser kendi sahasında bir ilk olma özelliğini de taşımaktadır. Eserde konu edilen bölgedeki gelişmeler aslında günümüzdeki olayların da başlangıcını oluşturmaktadır. Çalışmada sömürgeci devletlerin başta petrol olmak üzere verimli araziler ve doğal kaynaklara sahip olmak, stratejik olarak önemli köşe başlarını tutmak ve bazı merkezleri etkisiz hale getirmek için ilgilendikleri en önemli bölgeler içinde yer alan Bağdat ve Musul bölgesindeki, asıl mücadelenin başladığı II. Abdülhamid dönemine gizemli bir yolculuk yapılmıştır.
Bu mücadelenin kaynağı ve tarihi boyutu tam olarak bilindiğinde, Batılıların bugün Ortadoğu diye adlandırdığı bu bölgede niçin huzur ve adaletin hâlâ sağlanamadığı ve hangi çıkarlar uğruna nelerin feda edildiği daha iyi anlaşılacaktır.
1329 okunma