15
Ağu

“Gavur İzmir” adı nereden geliyor?

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Haberler

 

1465 yılında kaleme alınan Düsturname-i Enveri’de “Gavur İzmir” deyiminin kökeni açıklanıyor.
 
İzmir’in Türk kenti haline gelmesinin bir mesnevi tarzında anlatıldığı “en orijinal yazılı eser” olan Düsturname-i Enveri günümüz türkçesine kazandırılıyor. Fatih’in vak’anüvistlerinden olan Enveri’nin kaleme aldığı bu eserde halk arasında sıkça kullanılan “gavur İzmir” deyiminin tarihi kökenleri de var. Umur Bey döneminde kullanılmaya başlayan bu deyim, bugün de halk arasında canlılığını koruyor.Aydınoğulları Beyliği dönemi ile Ege Denizi’ndeki Bizans ve Latin egemenlikleri gibi konularda da birinci dereceden önemli bir kaynak durumunda. Doç. Oktay Gökdemir ve ekibi tarafından  günümüz Türkçesine kazandırılma çalışmaları yapılan kitap ayrıca, İzmir’in Osmanlı öncesi Türk egemenliği dönemini içeren “tek” kaynak olma özelliğini taşıyor. Bu kaynak eserin orijinali, iki nüsha halinde günümüze ulaşmış durumda. Bu nüshalardan birincisi İzmir Milli Kütüphane’de, ikincisi ise Paris’teki Bibliotheque Nationale’de bulunuyor.

Devamını oku »

726 okunma

15
Ağu

Siirt’te bin 300 yıllık liman bulundu

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Haberler

 

Siirt’te yapılan kazı çalışmalarında bin 300 yıllık liman bulunduğu öğrenildi.

Ilısu Baraj Gölü altında kalacak Siirt’in Kurtalan ilçesindeki Çattepe köyünde yapılan kazı çalışmalarında 1300 yıllık bir liman bulundu.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur başkanlığındaki ekibin Çattepe’de yaptığı kazı çalışmalarında, Ortaçağ’da bölgenin merkezi olan ve Arap seyyahların kitaplarında yer alan bir kentin kalıntılarına ulaşıldı.

Kazı Ekibi Başkanı Sağlamtimur, ekip olarak 8 yıldan beri Siirt yöresinde kazı çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Devamını oku »

424 okunma

12
Ağu

Batı emperyalizmini ilk farkeden düşünür

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Haberler, Röportajlar

katip4

UNESCO, 2009′u “Kâtip Çelebi Yılı” ilan etti. Ancak pek duyulmadı. Prof. Dr. Bekir Karlığa’ya göre Katip Çelebi, Batı emperyalizminin hedeflerini ilk farkeden Müslüman düşünür…
2009 yılı, Kâtip Çelebi’nin doğumunun 400. yılı dolayısıyla UNESCO tarafından “Kâtip Çelebi Yılı” ilan edildi. Ancak kamuoyu bu konuda yeterince bilgilendirmedi. Son günlerde, Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Piri Reis’ten Kâtip Çelebi’ye Osmanlı’nın Dünyaya Bakışı” konulu harita sergisi vesilesiyle gazetelerde bazı haberler çıkınca Türk Edebiyat dergisi konuyla ilgili Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlığa’nın görüşlerine başvurdu.
Röportaj: M. Selim Gökçe

Hocam bu ilgisizliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yıldönümü vesilesiyle bugüne kadar neler yapıldı?

Evet, 2009 yılı, Kültür ve Turizm Bakanlığının çabalarıyla UNESCO tarafından bütün dünyada “Kâtip Çelebi Yılı”olarak ilan edildi. Bu vesileyle medeniyetimizin yüz akı olan bu büyük bilim adamını hem ülkemizde, hem de dünyada tanıtmak amacıyla MEDAM’da, yani Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi’nde uzmanlardan oluşan bir kurul kurduk. Bu kurul yaklaşık altı aydır çalışıyor. Başbakanlık Medeniyetler İttifakı Türkiye Koordinatörlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür Kurumu Atatürk Araştırmaları Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ve California San Bernardino State Üni-versitesi’nin işbirliğiyle ulusal ve uluslararası bir dizi etkinlik planladık. Belki hatırlarsınız, daha önce Kâtip Çelebi’nin vefatının 350. yıldönümü münasebetiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, dünyanın değişik ülkelerinden otuz kadar bilim adamının katıldığı uluslararası bir sempozyum düzenlemiştik. Devamını oku »

1287 okunma

9
Ağu

94 yıl sonra ortaya çıkan şehid mektubu

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Haberler

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Haluk Oral, sahaflarda bulduğu bir mektubu okuduğunda fena halde etkilendi.

Çünkü mektup, Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan ve bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kahramanlığı gün ışığına çıkartıyordu. Erzincanlı Hasan Çavuş, takımıyla birlikte düzenlediği süngü hücumuyla Fransızları durdurmuştu. Hasan Çavuş’un, ‘Bu toprak bizim, biz bu toprağın sahibiyiz’ sözleri ise tarihe kaydedilmişti.

Haluk Oral geçtiğimiz aylarda sahaflarda gezinirken birtakım mektuplar buluyor. Bunlar arasında en çarpıcı olanı, Kazım Karabekir komutasındaki 14. Tümen’de görev yapan yedek subay Kemal Efendi’nin babasına yazdığı mektuptur. Çünkü bu mektupta, 41. Alay’ın 2. Taburu’nun Birinci Bölük Birinci Takım Komutanı Hasan Çavuş’un Kerevizdere muharebelerindeki olağanüstü kahramanlığı anlatılmaktadır. Devamını oku »

990 okunma

8
Ağu

Osmanlı arşivleri Kağıthane’ye taşınıyor

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Haberler

 

Osmanlı Arşivleri, 100 milyon dolarlık bir bütçeyle İstanbul Kağıthane’ye taşınıyor.
 
İstanbul Sultanahmet’te yer alan Osmanlı Arşivleri, yaklaşık 5 yıldır süren bir çalışmanın sonucunda 100 milyon dolarlık bir bütçeyle Kağıthane’ye taşınıyor. Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, “Kağıthane’de kurulacak ‘Osmanlı Arşiv Sitesi’ çok modern ve güvenilir bir arşiv olacak. Belgeler dijital ortama taşınacak. Site, özgün yapısıyla dikkat çekecek, Kağıthane’nin tarihi dokusuyla bütünleşecek” dedi.

Osmanlı Arşivleri’nin Sultanahmet’te bir kaç değişik binada hizmet verdiğini söyleyen Fazlı Kılıç, Osmanlı Arşiv Sitesi ile ilgili şu bilgileri verdi: “Bütün Osmanlı Arşivleri, Kağıthane’deki bu sitede, tek merkezde toplanacak. 80 bin metrekare alana sahip projenin yaklaşık 50 bin metrekaresi de yerin altında olacak. Burada çalışma ofisleri, toplantı salonları oluşturulacak. Ayrıca konferansların da yapılmasına imkan sağlanacak. Site, konferans ve sergi salonları sayesinde önemli bir kültür merkezi haline gelecek. Bu da yaklaşık 100 milyon dolarlık bir proje. Kağıthane, bu projenin tamamlanmasıyla dünya markası olacak.” Devamını oku »

1493 okunma

Sayfalar: İleri 1 2 3 ...40 41 42 43 44 ...61 62 63 Geri