Yazan: istanbultarih Kategori Genel
2009-2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI LİSANS EĞİTİMİ AKADEMİK TAKVİMİ
| ÖSYM’nin belirleyeceği tarih aralığında yapılacaktır. |
Yeni Kayıt İşlemleri |
|
| 08-09 Eylül 2009 |
Yabancı Öğrencilerin Türkçe Yeterlik ve Derecelendirme sınavı |
|
| 10 Eylül 2009 |
Yabancı Dil Zorunlu Hazırlık Yeterlik ve Derecelendirme Sınavı |
|
| 14 -18 Eylül 2009 |
Zorunlu/Kredili Yabancı Dil Yeterlik ve Derecelendirme Sınavı |
|
| 07 -11 Eylül 2009 |
Birinci yarıyıl kayıt yenileme dönemi |
|
| 15 Eylül 2009 |
2009/2010 Eğitim-Öğretim Yılı Açılışı |
|
| 14-16 Eylül 2009 |
Eğitim-Öğretim yılı açılış etkinlikleri |
|
|
Birinci Yarıyıl (Güz Yarıyılı)
14 Eylül 2009- 25 Aralık 2009
|
|
|
Devamını oku »
|
3648 okunma
Türbeler-Çeşmeler Taşınır ve Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (TÜRÇEK) Başkanı da olan Bilgili, Alay Köşkü’nde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul’da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzeler hakkında bilgi verdi.
Kentte yaklaşık 400 türbe bulunduğunu, bunlardan 117 tanesinin İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu ifade eden Bilgili, vatandaşların ramazan ayında türbelere yoğun bir ilgi gösterdiğini söyledi.
Bilgili, ramazan ayı öncesinde türbelerin her türlü eksikliğinin giderilmesi için çalışmalara hız verdiklerini dile getirerek, ”Yarından itibaren İstanbul’da kapalı hiçbir türbe kalmayacak. Yarın kapalı olan bütün türbelerimiz açılıyor” dedi. Devamını oku »
1400 okunma
İstanbul hiç şüphesiz çok hızlı değişiyor. Birçoğumuzun gündelik yaşam koşuşturması içinde farkına varamadığı, gözünden kaçırdığı veya farkına varsa bile unuttuğu İstanbul’daki bu değişimi zaman zaman Yeşilçam filmlerinin kareleri arasında görüp gülümseyebiliyoruz.

1975 yılında E-5 Karayolu yapılırken. Yer Mecidiyeköy…
İstanbul Ticaret Odası Yayınları arasından çıkan bir albüm İstanbul’da yaşanan değişimi canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kadir Can’ın dönemin yaşayan İstanbul’unu yansıttığı fotoğraf kareleri dün ve bugün arasında yoğun bir gelgit yaşatıyor insana. İnsan bu donup kalmış fotoğraf karesine bakarken ‘Aaa ne güzelmiş!’ dediği de oluyor, ‘Vay canına, şu hale bak, o zamanlar İstanbul’un durumu berbatmış.’ dediği de.
‘Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul’ adını taşıyan 208 sayfalık fotoğraf albümü 1950′li yılların İstanbul’undan çarpıcı manzaralar sunuyor. Hem İstanbul’un hem de dönemin insanlarını aktaran fotoğraflar arasında neler yok ki? Sirkeci arabalı vapur iskelesinden başlayan ve Ahırkapı’ya uzanan araç kuyrukları, bir sandala doluşup karşıya geçme uğraşı veren büyük bir kalabalık, Topkapı otogarı ve etrafındaki at pazarı ve bitpazarı, Haliç kıyılarını boyayan mazot, yağ atıkları, Haliç tersanesinin etrafındaki odun, kömür ve kum depoları, Eminönü’nün o değişmeyen kalabalığı, henüz yapılmaya başlayan Mecidiyeköy E-5 yolu, çuvalcılar, elektrikli troleybüsler, Sultanahmet Meydanı’ndan hac yolculuğuna çıkacak hacı adayları ve otobüsleri ve daha neler neler…
Doğrusunu söylemek gerekirse İstanbul’un hemen hemen her semtinden ve mevsiminden nefis görüntüler eşliğinde kısa metinlerle süslenen kitap, yaşadığımız İstanbul’un nasıl bir geçmişten geldiğini gözlemlemek için hafızalarımıza geniş bir projektör tutuyor. Devamını oku »
2419 okunma
Bir asırdan fazla süren ikon tartışmaları Doğu-Batı kiliseleri arasındaki ayrılığın körüklenmesine, Papa’nın imparatorlardan bağımsız hareket etmesine, imparatorluk içinde ciddi karışıklıklara, bürokrasi kadrosunda sık ve köklü değişimlere, devletle halkın karşı karşıya gelmesine yol açmıştı.

Justinyanus devrindeki şevket döneminden sonra imparatorluk ardı ardına gelen şok dalgaları ile sarsıldı. İranlı Sasaniler ile Balkanlar’a akınlar yapan Avarlar tarafından Konstantinopolis ve çevresi yağmalandı. Sasani atlıları Khalkedon yani bugünkü Kadıköy yakınlarına kadar sokuldular. Bu akınlar neticesinde bir ara başkentin Konstantinopolis’ten Kuzey Afrika’daki Kartaca’ya taşınması gündeme geldiyse de, başkent halkının tepkisi üzerine bundan vazgeçildi. Doğu Roma bu felaket silsilelerini, muazzam devlet teşkilatı ve bir şekilde felaketli ortamlardan önemli simalar çıkarabilme kabiliyeti ile atlattı. Mavrikos ve Heraklios gibi imparatorlar devletin gücünü tazeledi. Heraklios hem Batı’daki Avarları hem de doğudaki Sasanileri sindirmeyi başardı. 30 yıldan fazla süren imparatorluk devrini sarsan asıl tehdit ise bu iki devletten de değil, Arabistan yarımadasında doğan yeni bir dinden gelecektir.
622’de Hz. Muhammed’in (s.a.v) Mekke’de artan baskılar sonucunda Medine şehrine göç etmesi ile siyasi açıdan temelleri atılan İslam inancı, peygamberin vefatından hemen sonra halife Hz. Ebubekir zamanında yarımadanın dışında yayılmaya başlamıştır. 636’da bugünkü Ürdün sınırları içinde Yermük denilen mevkide Müslümanlar, imparatorun kardeşi Teodoros idaresindeki Doğu Roma Ordusu’nu ağır bir yenilgiye uğrattılar. Mücadeleyi Suriye’deki Hıms kentinde kurmuş olduğu karargâhtan takip eden Herakalios’un, savaş sonrasında “Elveda Suriye” dediği rivayet olunur. 638’de ikinci halife Hz. Ömer tarafından Kudüs’ün fethedilmesi ise Konstantinopolis’te tam bir şaşkınlık havası estirecektir. Birkaç yıl içinde Mısır elden çıktığı gibi Heraklios’un son günlerinde İslam orduları Kayseri yakınlarına kadar sokulurlar.
Devamını oku »
3843 okunma
Milli Mücadele döneminin önemli komutanlarından Kazım Karabekir’in muhterem kızı Timsal Karabekir “Ermenilerin yaptığı mezalim’i babasının dilinden anlatıyor”
http://www.dailymotion.com/videoxa57vh
745 okunma