Tarih Topluluğu olarak tertip ettiğimiz “İstiklal’den İstikbal’e Maraş – Kurtuluşunun 90. Yılında Kahramanmaraş” isimli programı, 16 Şubat Günü 13:30-16:00 saatleri arasında Edebiyat Fakültesi Kurul Odasında gerçekleştirdik.

Program, Felesefe Bölümü 2.Sınıf Öğrencisi Ekrem Elmas’ın yazdığı “Adım Kahraman” isimli şiirini okumasıyla başladı.

Ekrem Elmas’ın ardından söz alan Tarih Bölümü 4.Sınıf Öğrencisi Ahmet Avcı, Geçmişten Günümüze Maraş’ı anlatarak devam etti. Maraş’ın Milli Mücadelede bir destan yazdığını kaydeden Avcı, TBMM tarafından Maraş’ta Milli Mücadelede yararlılık gösterenlere Madalya verilmesi fikri ortaya çıktığında bunu Vali’ye aktardıklarını ve Vali’nin: ” Maraş’ta tek bir fert yoktur ki, Milli Mücadeleye katılmamış olsun, canla başla mücadele etmiş olmasın, vatanın kurtuluşu milletin selameti için canını ortaya koymamış olsun. Bundan dolayı bu madalya tüm Maraş halkı nezdinde Maraş iline verilsin” demiştir. Bunun üzerine Kahramanlık ünvanı Maraş’a verilerek Kahramanmaraş ismini almıştır.  Meşhur Edebiyatçımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Kahramanmaraş hakkında yazmış olduğu yazıdan bir kısmını aktaran Ahmet Avcı, sözlerine Maraşla ilgili bir şiiri okuyarak son verdi.

Şiir okunması ve yapılan konuşmanın akabinde programa Maraş’ın Kurtuluşunu konu eden ” Sahibini Aarayan Madalya” isimli filmin gösterimi ile devam edildi.

Program film gösteriminin ardından sona erdi…

 

Ekrem Elmas’ın Adım Kahraman isimli şiiri:

Adım Kahraman

Gölgede inci, incide nûr, nûr içinde su
Gözümde yakamozlar, kurdum rüyana pusu
Lügâte sordum seni, dedi; o, bende bir lâl
Dilime söz eyleme ki lâl içinde bu hal
Eremedim manaya kelimelerde telâş
İncindi İstanbul, seyreyledim seni Maraş
Saklandı aklım bu seyirle, zihnim firâri
Seni şahlanırken gördüm ey şanlı süvâri
Ak yaşlar gördüm kara duvarda ve mavi sis
Uyku değil bedenimdeki, lütfundan bir his
Nasıl bir sel ki bu ihtirasın, fakr-u fikir
Şükrânımdır Rab’be, sana sunduğum bu zikir
Bade-i aşkın içilmiştir gayrı meylimden
Akdettim en şuh neyleri nefesin feyzinden
Bu vakit nakşoldun sen Ahir’den âyet âyet
Nebî değilim, kızma okuyamazsam şâyet
Gizeminle süzüldü, indi ruhuma kokun
Lîsanım fâkir kalıyor, gel kaleme dokun
Adın Maraş, mevsim mevsim ülkene akarsın
Takıp mâziyi alnına vecd ile coşarsın
Bir ovasın, toprağında inancın kokusu
Ezelden ebede, yok sende ölüm korkusu
Her yanında çeşme, su değil ruhundur akan
Âh ile yanar âhûlarına bir kez bakan
Kıvrım kıvrımdır Taşhan, Dulkadir’i duyarım
Duydukça tarihi beni mukaddes sayarım
Gezinir kıyılarında Hitit, Roma, Asur
Düştü de hepsi, düşmedi Türk’ün diktiği sur
Dolaştıkça dolar gözlerim Uzunoluk’ta
Bekleme, ki anlatamam seni bir solukta
Anlatamam, bilirim ki ne desem beyhude
Sen ki Ashab-ı Kehf’sin ey Maraş, durma hû de
Çıldırsam da poyrazın gibi seni unutmam
Bir sen olurum, Şeyhadil’i üzgün uyutmam
Adın Maraş, dağ dağ ova ova içimdesin
Ben sana aşığım varsın âlem deli desin
Adın Maraş, adın Maraş şairler yurdusun
Bir dem ayrı kalmak mı senden? Allah korusun!
Ey dehr-i küheylan, kansın damarlar içinde
Gezdim yedi düvel; eşin de yok benzerin de
Sütçü’dür dedem ve yedi iklim aktır sütüm
Özümdür sözüm bilir tüm cihan, tektir ünüm
Bir ün ki; uyandık rüyadan şubat sabahı
Zaferle şahlandık, imanla boğduk günahı
Çiğnetmedik, çiğnenmedi bir zerre namusum
Geceden firâri, şafakla yandı kâbusum
Bir kâbus ki; ülkemin her köşesinde işgal
Bu işgalle kuruyordu sanki ülkem dal dal
Bu haldeyken memleket, Maraş’a cihat indi
Bir ruhta birleşti Türk ruhları ve seslendi
Uludur, yıkılmaz Allah’a yükselen çınar
Ey Maraş! Sende istiklalin istidadı var
Ermeni’nin, Fransız’ın dil uzattığı ar ya
Olur mu sandın ey arsız, beni sana parya
Hava soğuk, gökyüzünde küme küme bulut
Her yürek bir dünya ve bütün dünyada sükût
Ve işte Maraş Ulu Cami’de, dursun zaman
Hutbede bir kartaldı, konuştu hocam Rıdvan
“Cuma terk edilmez, bayrağa koşmak müstesna
Çek git! Çek git ey kâfir, yerin yok bu Maraş’ta”
Ne mavzer korkuttu beni ne de makber; ancak
Saçlarım kanıyordu, kale’mde başka sancak
Bu kanla yürüdü dağlar durdukları yerde
Ölüm oldum garb’ın hayaline perde perde
Her yürek bir dünya; kadın, çocuk, genç, ihtiyar
Dünyalar tek yürek, şaha kalkıyordu diyar
Bir Senem Ayşe’m sürü sürü çakala bedel
Dokunmasın Ya Rab dedi bana bir mahrem el
Bu vaziyet düştüğüm hallerin en zoruydu
Sütçü İmam bayrağı mukaddesle korudu
Muallim Hayrullah’ta kalem kılıçtı bize
Alevleniyordu zafer, Çakmakçı Sait’le
Kurşun yemiş Mıllış Nuri, esir mi düşecek
Ölüm ne ki, bu şehidime tesir edecek
Maraşlım diyordu ya “ruhlarda bayraklaşmak”
Esir olmadım, yaktım kendimi çakmak çakmak
Ey sefil-ü şâyân asker! Vermem sana aman
Kanımla yazarım tarihe: “Adım Kahraman”
Sözümdür özüm, adım “Kahraman” adım “Maraş”
Durma karşımda ey bedbaht, git denginle uğraş
Mâzinin sultan tâcını giyen benim atam
Tâc uykusuna ayyıldız altında ben yatam
Ben ki, ben ki iklim iklim şanlıyım, ben Türk’üm
Dalgalanır gökte al bayrağım, bitmez türküm
Sözler sana yetmez, sözlere madalyan yeter
Ulusun ey Maraş! Nesline bu iman yeter

2534 okunma

18 Şubat 2010, 14:26 tarihinde Programlar kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz