Dünü ve Bugünü ile Valide-i Atik Külliyesi

Okunma: 35
OKMİMY PROJESİ 17 Aralık 2017 10:43
Videoyu Aç Dünü ve Bugünü ile Valide-i  Atik Külliyesi
A
a

İstanbul ‘un şehirleşme anlayışında en büyük yere sahip yapı unsurlarından biri külliyedir. Külliye şehrin şenlendirilmesinde büyük öneme sahip değişik fonksiyonlardaki birkaç yapının bir arada yer alması ile oluşan binalar topluluğudur.

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde  yer alan Valide-i Atik Külliyesi de III. Murad’ın annesi Nurbânû Vâlide Sultan emri ile  1570-1579 yılları arasında Mimar Sinan tarafından inşa edilen muhteşem bir yapıdır. Cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, dârülhadis, dârülkurrâ, imaret (aşhane, tabhane, kervansaray), dârüşşifa ve hamamdan oluşan bu yapı Osmanlı’nın sosyal hayatı hakkında bizlere mühim bilgiler verir.

Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul sabahında mirasımızın ve kültürümüzün izlerini sürmek adına yaptığımız yolculuğumuzun bu haftaki durağı da yukarıda bahsettiğimiz Valide-i Atik Külliyesi idi. Külliyeden mahalleye, mahalleden şehre Osmanlı sosyal hayatı hakkındaki zihni yapımızın oluşması için öncelikle Doç.Dr.Yunus Uğur ve Emine Öztaner’in külliyenin tarihi ve önemi hakkındaki sunumlarını dinledik. Çeşitli haritalar üzerinden jeopolitik konumunu ve önemini, külliyeyi oluşturan yapı unsurlarının geçmiş ve günümüzdeki işlevlerini, yapının tarihi süreç içerisinde geçirdiği değişimlerini, vakfiyesinde zikredilen veriler üzerinden yapının önemini, edebiyatımızda bu yapıyı konu edinmiş yazarlarımızın şiirlerini inceleyip üzerinde  mütalaa ettikten sonra saha çalışmamız başlamıştır.

 Doç.Dr. Yunus Uğur’un anlatımları ile külliyeyi oluşturan unsurları tek tek gezdik. Restore çalışmaları hakkında restorayon şefi Sevgi Gemici’den aldığımız bilgiler ışığında yapının geleceği hakkında değerlendirmelerde bulunma şansını elde ettik.

Gezi güzergâhımız sırasıyla şu şekilde olmuştur:
  • Darüşşifa
  • Tabhane
  • Dar’ül Hadis- Da’rül Kurra
  • Medrese
  • Cami
  • Tekke
Tarihi eserlerimizi incelerken yaptığımız yolculuğumuz sırasında belki de kelimelerimiz ile hayat bulup tekrar eski günlerine gitti bu abide eser… Yahya Kemal’in sessiz olarak tanımladığı sokaklarda yürüdük, Necip Fazıl’ın uzun bir yol olarak tanımladığı mekanda adımlar attık, Mimar Sinan’ın yükselttiği kubbe altında eserini inceledik, geçmişte eğitim görmüş talebeleri medrese odalarındaki iken düşledik ve cami avlusundaki yıllanmış ağaçları seyre daldık…
Yahya Kemal’in dediği gibi,
 “Gönül isterdi ki mazini dirilten san’at / Sana tarihini her lahza hayâl ettirsin”

 
Bu kıymetli saha çalışması için Doç.Dr.Yunus Uğur’a ve İstanbul Tarih ve Kültür Derneği Derneği ‘ne şükranlarımızı sunarız.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

duyurular DUYURULAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Tarihin İzinde