<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul Tarih &#187; Kitap-Dergi</title>
	<atom:link href="http://www.istanbultarih.com/category/kitap-dergi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istanbultarih.com</link>
	<description>Şahsi Tarih Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 09:47:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Feridun Emecen&#8217;den &#8220;Fetih ve Kıyamet:1453&#8243;</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-fetih-ve-kiyamet1453/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-fetih-ve-kiyamet1453/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2012 13:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3999</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Ya ben Şehri alırım ya da Şehir beni&#8221;
 FATİH SULTAN MEHMED
1453 yılına dönmeye, İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma… Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2012/01/fetihvekiyamet1453.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-4000" title="fetihvekiyamet1453" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2012/01/fetihvekiyamet1453.jpg" alt="" width="192" height="298" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Ya ben Şehri alırım ya da Şehir beni&#8221;</strong><br />
<strong> FATİH SULTAN MEHMED</strong></p>
<p>1453 yılına dönmeye, İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma… Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu’nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed&#8230;</p>
<p>Bu beklenmeyen başarı, İstanbul’un fethi, bir bakıma Batı dünyasının siyasi ve askerî ilerlemesine Müslüman dünyasının bir cevabı niteliğindeydi. Bununla da bitmeyecekti; İslam dünyasının en güçlü temsilcisi olan Osmanlı Türklerine Orta Avrupa’ya kadar uzanacak yeni hedeflerinin kapıları da açılacaktı.</p>
<p>Peki adı tarihte yer etmiş bu başarılı padişah Fatih Sultan Mehmed kimdi?<br />
Şahsi dünyası, kişisel görüşleri, 21 yaşında “Fatih” olmasını sağlayan etkenler nelerdi?<br />
İstanbul’u almak için kurduğu hayaller neydi, kuşatmaya hazırlık aşamalarında neler yaşanmış ve fetih nasıl gerçekleşmişti?<br />
Gemiler gerçekten de Haliç’ten bir gecede yürütülmüş müydü?<br />
Kuşatma boyunca yaşananları Doğu ve Batı dünyası nasıl yorumlamıştı?<br />
İstanbul’un fethinin kıyametle kurulan tarihsel bağlantısının ardında yatan sebepler nelerdi?<br />
Kıyamet beklentisi niçin İstanbul’un fethiyle özdeşleştirilmişti?</p>
<p>Bu ve bu şanlı fetih üzerine merak edilen daha pek çok soru, ilk defa yayınlanan belgeler, özel savaş resimleri, haritalar ve akıcı bir üslupla Prof. Dr. Feridun M. Emecen tarafından araştırılıp yazıldı; Fetih ve Kıyamet / 1453…</p>

<p class="sayac_bilgi">6298 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-fetih-ve-kiyamet1453/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Fazıl ve Feylosof Kızım Fatma Aliye&#8217;ye Mektuplar&#8221; isimli kitap çıktı</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/fazil-ve-feylosof-kizim-fatma-aliyeye-mektuplar-isimli-kitap-cikti/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/fazil-ve-feylosof-kizim-fatma-aliyeye-mektuplar-isimli-kitap-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 06:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3994</guid>
		<description><![CDATA[
 
Evet evet! Kitap olarak dahi ayrıca tab‘ ederiz. Hem yalnız bunu değil Hanımlar Gazetesi’ne derc olunan makâlelerinizi de katıp bir “Müntehebât-ı Fatma Aliye” vücûda getiririz. İster iseniz bana yazdığınız birkaç en güzel mektubu da bu meyâna idhâl eyleriz. Daha ister iseniz sizin ve benim en müntehab mektublarımızdan “Muhâberât-ı Fatma Aliye ve Ahmed Midhat” meydana koyarız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2012/01/imagesCAGP7H68.jpg"><img class="wp-image-3995 aligncenter" title="fatma aliye kitabı - samime inceoğlu" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2012/01/imagesCAGP7H68.jpg" alt="" width="154" height="210" /></a></div>
<div> </div>
<div>Evet evet! Kitap olarak dahi ayrıca tab‘ ederiz. Hem yalnız bunu değil Hanımlar Gazetesi’ne derc olunan makâlelerinizi de katıp bir “Müntehebât-ı Fatma Aliye” vücûda getiririz. İster iseniz bana yazdığınız birkaç en güzel mektubu da bu meyâna idhâl eyleriz. Daha ister iseniz sizin ve benim en müntehab mektublarımızdan “Muhâberât-ı Fatma Aliye ve Ahmed Midhat” meydana koyarız. Bunu da kadınlar kütübhânesine rağmen yaparız.<br />
Ahmed Midhat EfendiElinizdeki bu eser, hâce-i evvel Ahmed Midhat Efendi’nin 115 yıl önce, kendi tabiriyle “asrın ferîdesi”, “Feylesof” talebesi Fatma Aliye Hanım’a bir mektubunda dile getirdiği temennilerinin büyük oranda kendi yazdığı mektuplardan müteşekkil kısmının ete kemiğe bürünmüş halidir. Gönül ister ki Fatma Aliye Hanım’ın Ahmed Midhat Efendi’ye yazdığı mektuplardan oluşan diğer kısım da bulunur ve bu samimi temenniyât Ahmed Midhat Efendi’ye yakışır bir şekilde külliyâta dönüşür.</p>
<p>Ahmed Midhat Efendi, Fatma Aliye Hanım’a yazdığı bu 245 adet mektupta sadece içinde bulunduğu hâlet-i ruhiyeden veya başından geçen olaylardan bahsetmemiş tam manasıyla “mektupla dersler” vermiştir. Gün gelmiş Fatma Aliye’nin yazdığı yazıları eleştirmiş, gün gelmiş onunla “roman nasıl yazılır”ı tartışmış ve gün gelmiş Fatma Aliye’ye, kendisiyle görüşmek isteyen yabancı gazetecilerle nasıl konuşması gerektiğini öğretmiştir.</p>
<p>Kendi dönemlerinde belki yalnızca hoca-talebe arasındaki iletişimi sağlayan bu mektuplar, zamanımızda Tanzimat’ın son dönemi ile Meşrutiyet döneminin edebî, siyasî ve kültürel ortamını anlamamıza yarayan önemli birer belge niteliğindedir.</p>
</div>

<p class="sayac_bilgi">7524 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/fazil-ve-feylosof-kizim-fatma-aliyeye-mektuplar-isimli-kitap-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1920-21-22</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/ingiliz-yillik-raporlarinda-turkiye-1920-21-22/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/ingiliz-yillik-raporlarinda-turkiye-1920-21-22/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 19:41:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3950</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Satan&#8217;dan muhteşem bir seri&#8230; İngiliz yıllık raporlarında Türkiye 1920-21-22. Keyifle okumanız temennisiyle&#8230;
&#160;
İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1920
“İngiliz Yıllık Raporları’nda Türkiye” dizisinin  birinci kitabı olan 1920 yılı raporu, İngiliz Yüksek Komiseri Sir H.  Rumbold tarafından 27 Nisan 1921 tarihinde  İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3954" title="getimageV3.asp" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_.jpg" alt="" width="195" height="292" /></a></p>
<p style="text-align: center;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Satan&#8217;dan muhteşem bir seri&#8230; İngiliz yıllık raporlarında Türkiye 1920-21-22. Keyifle okumanız temennisiyle&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1920</strong></p>
<p>“İngiliz Yıllık Raporları’nda Türkiye” dizisinin  birinci kitabı olan 1920 yılı raporu, İngiliz Yüksek Komiseri Sir H.  Rumbold tarafından 27 Nisan 1921 <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=tarih&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">tarih</a>inde  İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a yazılmış. Raporda 30 Ekim  1918’den 1921 yılının ilk aylarına kadar İstanbul ve Anadolu’da yaşanan  olaylar ve gelişmeler anlatılıyor. Raporda yer alan bazı başlıklar  şöyle:<br />
İstanbul ve <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ankara&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Ankara</a> hükümetlerinin dış ilişkileri,<br />
Müttefik Polis <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=te%C5%9Fkilat&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Teşkilat</a>ı ve Türk Polisi,<br />
Sıhhi Yönetim,<br />
Türkiye ile Yapılan Ticarete İktisadi Bakış,<br />
Basın,<br />
Gayrimüslimlerin Durumu,<br />
Kürt Meselesi,<br />
Padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa&#8230;  <span id="more-3950"></span><br />
***<br />
Raporda yer alan ilgi çekici tespit ve analizlerden bazı örnekler…</p>
<p>“Ermenilere karşı girişilen başarılı mücadele <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=t%C3%BCrkler&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Türkler</a>in moralini hayli yükseltmişti çünkü tam da <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ba%C5%9Fka&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Başka</a>n Wilson’ın Sevr Antlaşması’nın maddelerinde <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ermeni&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Ermeni</a>ler  lehine değişiklikler yapılacağını duyurduğu sırada Milli Mücadele temel  hedeflerinden ilkine ulaşmıştı. Bir gram gerçek binlerce tonluk  Müttefik teorisine bedeldir”.</p>
<p>“Türklerin <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=k%C3%BCrtler&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Kürtler</a>in milli emellerine şiddetle karşı çıkmasının asıl sebebi (…) Türkiye’nin hemen yanı başında vücut bulacak bu tür bir <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=devlet&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">devlet</a>in kabul edilemeyeceği, bunun <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=t%C3%BCrkler&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Türkler</a>in  askeri ve siyasi açıdan Suriye, Mezopotamya ve İran’ın sahip olduğu düz  araziye tekrar nüfuz etme ümitlerini ortadan kaldırabileceği  endişesidir. Dağların denetimini her kim elinde tutarsa adı geçen <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=bu%20%C3%BClke&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">bu ülke</a>lere karşı hiç şüphesiz ki potansiyel bir tehdit oluşturacaktır”.</p>
<p>“Arkadaşları arasında pek de popüler olmayan Mustafa Kemal’in kibirli  biri olduğu söylenebilir. (…) Savaş sırasında bir gözünü yitirmiş olduğu  söylenmektedir. (…) Muhtemelen kendisinin hazırladığı konuşmaları  kitleleri ve her türlü durumu başarıyla yönlendirme yeteneğine sahip  olduğunu açıkça yansıtmaktadır”.</p>
<p>“Milli Mücadele hareketinin iç <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=te%C5%9Fkilat&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">teşkilat</a>lanmasında <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ankara&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Ankara</a>’dan  bir şekilde farklı bir duruşa sahip olduğu rapor edilmiştir. (…)  Gelecekte daha önemli rollere soyunmaya aday bir askerdir. (…) Her şeye  rağmen potansiyel öneme sahip farklı bir <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ki%C5%9Filik&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">kişilik</a>tir”.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3955" title="getimageV3.asp" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_1.jpg" alt="" width="195" height="307" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1921</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><br />
</strong></p>
<p>İngiltere&#8217;nin Türkiye Yıllık Raporları&#8217;nın  ikinci cildini Türkiye kamuoyuna sunuyoruz. İngiltere&#8217;nin İstanbul&#8217;daki  Yüksek Komiserliği&#8217;nin hazırlamış olduğu bu kapsamlı rapor, 1921 yılında  Türkiye&#8217;de meydana gelen olayları, İngiltere penceresinden  değerlendirerek Londra&#8217;nın Türkiye ve <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=ortado%C4%9Fu&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Ortadoğu</a> <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=siyaset&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">siyaset</a>ini belirleyen makamların bilgisine sunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3956" title="getimageV3.asp" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/12/getimageV3.asp_2.jpg" alt="" width="197" height="296" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1922</strong></p>
<p style="text-align: center;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">1922 raporunun önemli bir bölümünde İngiliz Yüksek Komiserliği Anadolu’da <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=t%C3%BCrkler&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Türkler</a>in <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=neden&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">neden</a> kazandığının <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=muhasebe&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">muhasebe</a>sini yapıyor. İngilizler Mustafa Kemal’i ise şöyle değerlendiriyor:<br />
Mustafa Kemal, kendisinin olduğu gibi Türkiye’nin de <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=kader&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">kader</a>ini tayin eden dört dörtlük bir yönetici olarak kendini kanıtlamıştır. <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=t%C3%BCrkler&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">Türkler</a>in  anlayacağı tek  Hükümet biçimi aracısız kişisel olandır ve eğer Türkiye  tek bir kişi tarafından yönetilecekse, onu yönetmesi için Mustafa Kemal  kadar <a href="http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&amp;LogID=&amp;type=list&amp;anahtar=yetenek&amp;populer=0&amp;aramasekli=1&amp;exactly=ON&amp;satis=2&amp;x2=0&amp;populer=1">yetenek</a>li olan bir rakip yoktur. <span style="color: #ffffff;">SİT</span></p>

<p class="sayac_bilgi">2291 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/ingiliz-yillik-raporlarinda-turkiye-1920-21-22/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yavuz&#8217;un Memlüklüler Üzerine Yürümesi Bir Hedef Değil, Mecburiyetti&#8221;</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/yavuzun-memlukluler-uzerine-yurumesi-bir-hedef-degil-mecburiyetti/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/yavuzun-memlukluler-uzerine-yurumesi-bir-hedef-degil-mecburiyetti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 06:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihine Sahip Çıkanlar Topluluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3396</guid>
		<description><![CDATA[Röportaj: İbrahim AKKURT, Cüneyt TEPE ,            Fotoğraflar: Erman TURGUT

Piyasaya çıktığı günden itibaren üzerinden ilginin azalmadığı, tüm otoriteler tarafından büyük beğeni toplayan &#8220;Yavuz Sultan Selim&#8221; kitabını, Yeniçağ ve Osmanlı Tarihi sahasında dünyaca otorite kabul edilen kitabın yazarı Prof. Dr. Feridun Emecen ile konuştuk.
 
1. Yavuz Sultan Selim” kitabınız, geniş kitlelerden çok büyük bir ilgi gördü. Böyle bir ilgiyi bekliyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Röportaj: İbrahim AKKURT, Cüneyt TEPE ,            </strong><strong>Fotoğraflar: Erman TURGUT</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/feridun-emecen.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3397" title="prof.dr.feridun emecen ve yavuz kitabı" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/feridun-emecen.jpg" alt="" width="460" height="289" /></a></p>
<p>Piyasaya çıktığı günden itibaren üzerinden ilginin azalmadığı, tüm otoriteler tarafından büyük beğeni toplayan <strong>&#8220;Yavuz Sultan Selim&#8221;</strong> kitabını, Yeniçağ ve Osmanlı Tarihi sahasında dünyaca otorite kabul edilen kitabın yazarı <strong>Prof. Dr. Feridun Emecen</strong> ile konuştuk.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>1. Yavuz Sultan Selim” kitabınız, geniş kitlelerden çok büyük bir ilgi gördü. Böyle bir ilgiyi bekliyor muydunuz? Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?</strong><span id="more-3396"></span></p>
<p>Böyle büyük bir ilginin olması bu son gündemle alakalı diye düşünüyorum. Çünkü son zamanlarda birden bire bazı sosyal meselelerden dolayı Yavuz dönemine karşı ilgi artışı var. Fakat bu ilgi daha önce de vardı. Yavuz’la ilgili pek çok kitap çıktığını biliyoruz bu son zamanlarda; hem bu mesele yüzünden hem de bu roman yüzünden, bu roman meselesiyle belli bir ilgi oluştu. Ben kitabıma daha önceden başlamıştım – 5, 6 yıllık bir çalışmam söz konusu &#8211; , ama bir tesadüf oldu kitabın yayımı tam da bu döneme denk düştü.</p>
<p><strong>2. Peki hocam Yavuz Dönemine olan o ilginin nedeni bu son zamanda çıkan bir roman mı?</strong></p>
<p>Galiba daha çok bu Alevilik meselesinin gündemde olması vesile oldu, Zaten tartışmalı bir dönemdi, tartışmaların yoğun olduğu bir sırada romanın çıkması romanın o konuyla doğrudan doğruya alakalı olması konuyu daha da gündeme taşıdı.  Tabi benim yazdığım kitap doğrudan bu konuyla alakalı değil ben bir biyografi yazdım.  Özellikle bu konuyla alakalı bir bağlamda kitap yazmadım, çünkü yanlış anlaşılıyor sanki benim özellikle bu konuyla ilgili yazdığım düşünülüyor ama ben bir biyografi yazdım bir padişahın biyografisi. Yavuz, çok ilgi çeken bir padişahtır. Padişah biyografisi nedir nasıl yazılması gerekir nasıl anlaşılması gerekir belli bir ölçü içerisinde kaynaklara dayanarak ele almaya çalıştım.  Biraz Yavuz’u bu bilgi kirliliği içinden çıkarmaya, gerçek şahsiyetini yine kaynaklara dayanarak ortaya koymaya çalıştım.</p>
<p> <img title="Röportaj" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/DSC05014.jpg" alt="" width="560" height="420" /></p>
<p><strong>3. Hocam kitabınızla ilgili olumlu eleştirilerden birisi de “kaynakları ve arşiv vesikalarını yerli yerinde kullanmanız” bu hususta ne söylemek istersiniz? Sizce tarihle alakalı bir eser kaleme alınırken hangi hususlara dikkat edilmelidir?</strong></p>
<p>Şimdi hemen hemen tarihle alakalı akademik inceleme yapan tarihçiler, tabiî ki kaynaklara çok değer verirler kaynakları dikkatli kullanırlar. Buldukları her kaynağı da hemen referans almazlar, tenkidi yaklaşırlar. Çünkü ilk elden kaynaklar yani arşiv kaynakları vardır bunlar öncülük kazanır. Daha sonra ikinci el kaynaklar vardır bunları kullanırlar, daha sonra bunlarla karşılaştırırlar ve ona göre tespitlerini ortaya koyarlar, çoğu defa böyle konusunda uzman olmayan arkadaşlar, kendilerine göre kendi kanaatlerine göre bir şeyler yazıyorlar. Kaynakları tahlil etmekte dikkatli olmak lazım bu akademik bir terbiyeyi gerektirir. Akademik bir uzmanlığı gerektiren bir konudur kaynak çalışması. Çünkü kaynakların kendilerine göre bir takım problemleri var o problemleri anlamak lazım yani karşılaştırmalı metin tenkitleri vs. falan tarihçinin işi, bir uzmanlık meselesi.</p>
<p><strong>4. Bazı tarihi kaynaklarda II.Bayezid’in oğlu I.Selim’e “Kılıcın keskin, ömrün kısa olsun” dediği ve II. Bayezid’in oğlu I. Selim tarafından Yahudi bir hekime zehirletildiği bilgileri yer almaktadır. Bu bilgileri nasıl değerlendirmeliyiz?</strong></p>
<p>Yavuz Sultan Selim’in babası ile olan mücadelesi malum. II. Beyazıt tahttan kendi isteğiyle çekilmedi, bir nevi çekilmeye zorlandı bunu biliyoruz. Mecbur kaldı ve tahtı oğluna devretti. Yavuz için bu bir travmadır çünkü böyle bir yükün altında ezildi ama devletin nizamının gerektirdiği, şartların gerektirdiği bir durumdu aynı zamanda. önemli problemler var, bu problemlere cevap verecek ciddi bir güç gerekiyor; güçlü bir şahsiyetin tahta oturması gerekiyor mecburiyet söz konusu yani, olayı her iki cepheden de ele almak lazım. Bu olay onun üzerinde çok büyük psikolojik etki bıraktı ama aynı zamanda da mecburiyet söz konusu. II. Bayezid de tahtı isteyerek bırakmadı. Şimdi ölüm meselesine gelince II. Bayezid’in zehirlendiğine dair bilgiler bilhassa Venedik kaynaklarında geçiyor. Tabi bu kaynaklardan bir kanaate varmak zor. Çünkü bir kaynak onu söylüyor diğer bir kaynak daha farklı bir şey söylüyor. Resmen bir vefat raporu da olamayacağına göre bunu tespit etmek zor, bunlar rivayet şeklinde bilgilerdir. Ama şu var tabi, I. Selim kendisine rakip olacak bir Sultanın varlığını da istemez. Çünkü hemen tahta çıktıktan sonra teker teker kardeşlerinin üstüne yürüyor onları ortadan kaldırıyor, saltanat ortak kabul etmez anlayışı hakimdir, dolayısı ile kendisine rakip olacak birisini bırakması beklenemez. Ama eceli ile de ölmüş olması daha muhtemeldir, zaten hastalığı da aşağı yukarı 1500 yılında beri sürüyor, zaman zaman öldüğü söylentileri dahi yayılmıştır. Çok yaşlı ve hasta olduğu için eceli ile de ölmesi kuvvetle muhtemeldir.</p>
<p><strong>5. Yavuz Sultan Selim’in Batı’yı bırakıpta Doğu’ya yönelmesinin sebebleri ve Memlüklülerle ilişkisini kısaca açıklar mısınız?</strong></p>
<p>O dönemde doğudaki meseleler aciliyet arz ediyor, fakat batıda öyle bir durum söz konusu değil o an için. Evet Papa’nın bir Haçlı seferi için  teşebbüsü var ama ondan önce Anadolu için bir tehlike olan Şah İsmail tehdidini ortadan kaldırmak istiyor. Fakat bunu ilk seferde yapamıyor ikinci defada ki seferi de Şah İsmail’e yöneliktir. Ancak olaylar işin mecrasını değiştirecek ve Osmanlılar Memlüklüler’le savaşa girecektir ve zaten Mercidabık savaşı kazanıldıktan sonra artık ilerlememek diye bir şey söz konusu olamazdı, durumu bu şekilde düşünmek lazım. Onun ta baştan beri bir Memlük seferi tasarladığına pek ihtimal vermiyorum, olayların gidişatı öyle zaten, Memlükler Osmanlı sınırlarında yani Çukurova’dalar, üstelik arada Dulkadiroğulları meselesi var. Aslında savaştan sonra Suriye bölgesinin hakimiyetiyle yetinebilirdi, fakat şartlar daha sonra stratejik gerekçelerle bir boşluk yaşayan Memlüklerin payitahtı olan Kahire’ye  yönelmeyi gerekli kıldı. Bir de sürekli Arap ulemasından mektuplar geliyor sefer sırasında. Portekiz’in kutsal toprakları tehdit ettiği haberleri geliyor. Oradaki halk Osmanlıları artık bir kurtarıcı olarak görüyor. Yavuz mecbur oluyor ama bunlar ikinci aşamada olan şeyler Mercidabık savaşı sonrası olan gelişmeler olarak görülüyor.</p>
<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/51.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-3669" title="5" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/51-1024x768.jpg" alt="" width="614" height="461" /></a></p>
<p><strong>6. Hocam zaten gazetelerde çıkan röportajlarınızda da bu konu üzerinde duruluyor Tarihçi İdris Bitlisi Selimşahname isimli eserinde Yavuzun 40 000 alevi katlettiğini söylüyor ve bu söz günümüze kadar geliyor bu olayın aslı nedir yazıldığı gibi midir ve idris bitlisi neye dayanarak bu bilgiyi veriyor?</strong></p>
<p>Bu mesele çok öne çıkarıldı aslında ben kitabımı bu maksatla yazmış değildim. Ama biyografisini verirken dolayısıyla bu töhmeti de ele almaksızın geçemezdim.  Bu konuyu da o dönemin kaynakları çerçevesinde değerlendirdim. Anlaşıldığına göre dönemin kaynaklarının İdris-i Bitlisi dışında bu konuyu doğrudan doğruya anlatan döneminin çağdaş başka bir kaynağı yok, onun da ortaya çıkış sebebi bu karşılıklı husumetten kaynaklanan bir durumdur Çünkü İdris Bitlisi’nin eseri daha sonra oğlu tarafından toparlandı, dolayısıyla Kanuni döneminde hassasiyetlerin çok arttığı bir dönemde babasının eserini yeniden kaleme aldı. O dönemde Osmanlıların Safevilere bakış tarzı çok sertleşmiş bir durumda idi ve onlar da Sünni akaidi ön plana çıkarmaya çalışıyorlardı, dolayısıyla karşı tarafa gözdağı verebilmek amacı ile bir hareket söz konusu idi. Çok sert fetvalar var o dönemde, Şiiliğe karşı çok sert düşünceler var. İşte onun yansıması bu eserdeki bilgiler,  gözdağı vermek amaçlı bir yaklaşım olarak mütalaa edilmeli. Rakam aynı zamanda çokluk ifade eden bir hacim olarak kullanıldı,   yoksa bu gerçek bir rakam değil, çünkü eğer öyle bir şey olmuş olsaydı o dönemden kalmış olan tahrir defterleri, şeriyye sicilleri var, bunlara mutlaka intikal ederdi. Bunu bir gözdağı korku verme amaçlı olduğunu unutmayalım. Başka önemli delilleri ise kitapta etraflıca anlattım.</p>
<p><strong>7. Hocam Hilafeti I. Selim almıştır ancak halife denilince padişahlardan II. Abdülhamid ismi ön plana çıkmaktadır neden halifelik Yavuz’da özdeşleşmiştir?</strong></p>
<p>Şimdi Yavuz halifeliği almadı böyle bir devir teslim yok, halife ünvanını da kullanmadı. Onun siyasi şartları daha sonra çıktı. Yavuz kendisini oranın hizmetçisi olarak görüyordu. Hatta Hadimü’l-Harameyn sıfatını kullanmıştır. Buna benzer ifadeler Memlüklüler de de vardı, o zamanlar Memlüklüler’de nasılsa Yavuz da aynı şeyi sürdürmeye çalıştı Halifeyi İstanbul’a getirdi hilafet merkezi İstanbul oldu, halife ile arasında bazı problemler çıktı  onu da biliyoruz daha sonra Kanuni halifeyi geri gönderdi.  Halife 1543’de vefat etti ve geride bir veraset bırakmadı.  Burada siyasi olarak Kanuninin hilafeti kullanması var. Ama bu II. Abdulhamid dönemindeki gibi olmadı, orda tam anlamıyla hilafet teorisi benimseniyor. Onun da siyasi şartları var. İşgale sömürüye uğrayan Müslüman milletler, Osmanlı Hilafetini benimsiyorlar ve bunu bir kurtarıcı olarak görüyorlardı.</p>
<p><strong>8. Son olarak İstanbul Şehir Üniversitesinde bir konferans verdiniz ismi” Yeni Bir biyografi İnşası: Yavuz Sultan Selim” Peki bundan sonra da Yeniçağ sahasında sizden yeni biyografi inşaları bekleyelim mi yakın gelecekte?</strong></p>
<p>Şu an öyle bir çalışmam yok, fakat Kanuni Dönemi ile alakalı bir araştırmam var ama bilemiyorum. Kanuni dönemi geniş bir dönem, Yavuz dönemi gibi kısa bir zaman dilimini kapsamıyor, çok geniş bilgiler var. Topladığım malzemeler olgunlaşırsa, belki ileride çok geniş olmasa da bir Kanuni Sultan Süleyman biyografisi yazmak aklımın bir köşesinde duruyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Feridun M. Emecen Kimdir?</strong></p>
<p>Yeniçağ Tarihi, özellikle Osmanlı Devleti’nin Kuruluş ve Yükseliş Dönemleri üzerinde çalışmalarıyla tanınan İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Yeniçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Feridun Emecen Giresun’un Bulancak ilçesinde doğdu. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yeniçağ Tarihi Kürsüsünden mezun oldu. 1981’de aynı kürsüde asistan olarak akademik hayatına başladı. 1985 yılında 16. Asırda Manisa ve Yöresi ile ilgili olarak doktora tezini verdi. 1989 yılında Doçent ve nihayet 1995 yılında 37 yaşında iken Profesör oldu. 1986 yılından itibaren TDV İslam Ansiklopedisi Telif Heyeti içinde yer aldı. 1995 – 2001 yılları arasında Türk Tarih Kurumu üyeliği yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında ilim sahası ile ilgili birçok toplantıya katılmış, tebliğler sunmuş ve çeşitli ilmi dergilerde makaleler yazmıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Yeniçağ Anabilim Dalı Başkanlığını yürütmektedir.</p>
<p>16. Asırda Manisa Kazası (Ankara,1989), Unutulmuş Bir Cemaat Manisa Yahudileri (İstanbul,1997), İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dönemi (İstanbul, 2001), İstanbul’un Fethi Olayı ve Meseleleri, (İstanbul 2003.) İstanbul’un Uzun Dört Yılı 1785–1789, Taylesanizade Hafız Abdullah Efendi Tarihi, (İstanbul 2003.) Doğu Karadeniz’de iki kıyı kasabasının Tarihi: Bulancak- Piraziz, (İstanbul, 2005) Tarihin içinde Manisa, (Manisa, 2006), Osmanlı Klasik Çağında Savaş, Osmanlı Klasik Çağında Siyaset, Yavuz Sultan Selim yayınlanmış kitaplarıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/11/DSC05014.jpg"></a></p>

<p class="sayac_bilgi">15834 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/yavuzun-memlukluler-uzerine-yurumesi-bir-hedef-degil-mecburiyetti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı – Afrika İlişkileri Kitabı Çıktı</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/osmanli-%e2%80%93-afrika-iliskileri-kitabi-cikti/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/osmanli-%e2%80%93-afrika-iliskileri-kitabi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2011 12:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3820</guid>
		<description><![CDATA[
Osmanlı Devleti’nin üç kıtadaki hâkimiyetinin en az bilineni şüphesiz Afrika’daki kısmıdır. Roma ve Bizans hâkimiyetlerinin bile bu kıtadaki varlığının daha teferruatlı bilindiği dikkate alınacak olursa XVI. yüzyılın ilk yıllarından XX. yüzyılın başına kadar tam dört asır devam eden sürecin özellikle arşiv ve diğer kaynakların titizlikle incelenerek daha iyi ortaya konması bir gereklilik halini almaktadır.
Afrika ülkeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/07/osmanlı-afirka.bmp"><img class="aligncenter size-full wp-image-3821" title="osmanlı-afirka" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/07/osmanlı-afirka.bmp" alt="" width="233" height="368" /></a></p>
<p>Osmanlı Devleti’nin üç kıtadaki hâkimiyetinin en az bilineni şüphesiz Afrika’daki kısmıdır. Roma ve Bizans hâkimiyetlerinin bile bu kıtadaki varlığının daha teferruatlı bilindiği dikkate alınacak olursa XVI. yüzyılın ilk yıllarından XX. yüzyılın başına kadar tam dört asır devam eden sürecin özellikle arşiv ve diğer kaynakların titizlikle incelenerek daha iyi ortaya konması bir gereklilik halini almaktadır.</p>
<p>Afrika ülkeleri 1950’lerden sonra elde ettikleri bağımsızlık süreçlerinde iç kavgalar ve komşu devletler arasındaki gergin ilişkilerle ve çoğu askeri darbelerle devamlı çalkalandı. <span id="more-3820"></span>1990 yıllarda ise Çin ve Hindistan gibi Asya ülkelerinin bu kıtaya giderek artan daha ziyade ekonomik ilişkilerinin bir getirisi olarak yeni kalkınma hamleleri başladı. Ne var ki 2000’li yıllarda eski sömürgeci Avrupa devletleri ile özellikle bu kıtayı genelde ihmal eden ABD bu kıtada her geçen gün nüfuz kaybına uğradıklarını fark ettiler. Böylece büyük güçler arasında Afrika yeniden menfaatler çatışmasına sahne olma sürecine tekrar girdi. En istikrarlı olduğu söylenen Tunus, Fildişi Sahili, Libya, Mısır gibi ülkeler bir anda büyük kaos ortamlarına sürüklendiler. Bu yeni süreç adeta XVI. yüzyılın başındaki İspanyol ve Portekiz işgallerine, özellikle de XIX. yüzyılın son çeyreğindeki Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Belçika, İspanya ve Portekiz gibi Avrupa ülkelerinin istilaları sonrasında kıtayı kendi aralarında paylaşıp sömürgeleştirme hamlelerini hatırlatmaktadır.</p>
<p>Osmanlı-Afrika İlişkileri kitabı genel anlamıyla bu kıtanın sömürgeleştirilmesine karşı yerli idarelerle ve halklarla kurulan işbirliği sayesinde birlikte var olma mücadelesini farklı yönlerden ele almaktadır. Bu güçlü devletin üç kıtada süren hâkimiyetinin son dört asrında Afrika ile ilişkileri olabildiğince incelenmektedir. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihte yaşanan bu tecrübelerden alacağı önemli dersler bulunmaktadır. Zira pek çok alanda kıtalar arası köprü konumuna gelmesinde geçmişte olduğu gibi gelecekte de bu coğrafyaya yakın ilgisi etkileyici rol oynayacaktır.</p>

<p class="sayac_bilgi">3698 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/osmanli-%e2%80%93-afrika-iliskileri-kitabi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultan Vahdeddin&#8217;in Milli Mücadele&#8217;ye desteği İngiliz Belgelerinde çıktı</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/sultan-vahdeddinin-milli-mucadeleye-destegi-ingiliz-belgelerinde-cikti/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/sultan-vahdeddinin-milli-mucadeleye-destegi-ingiliz-belgelerinde-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 09:53:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3788</guid>
		<description><![CDATA[
Yakın tarihe ışık tutacak bilgilerin yer aldığı ve 90 yıldır İngiltere Devlet Arşivi&#8217;nde bulunan Türkiye Raporu orijinal haliyle yayımlandı.
1921&#8242;de İstanbul&#8217;da bulunan İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold&#8217;un kaleme aldığı raporda Padişah Vahdettin&#8217;in Millî Mücadele&#8217;ye açıkça destek verdiği anlatılıyor. İstanbul&#8217;daki nazırlardan birinin bu süreçte Millî Mücadele güçlerine silah ve cephane tedarikinde bulunduğu belirtiliyor. Anadolu&#8217;ya asker, savaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/m_vahdettin_k.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3789" title="m_vahdettin_k" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/m_vahdettin_k.jpg" alt="" width="650" height="248" /></a></p>
<p><strong>Yakın tarihe ışık tutacak bilgilerin yer aldığı ve 90 yıldır İngiltere Devlet Arşivi&#8217;nde bulunan Türkiye Raporu orijinal haliyle yayımlandı.</strong></p>
<p>1921&#8242;de İstanbul&#8217;da bulunan İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold&#8217;un kaleme aldığı raporda Padişah Vahdettin&#8217;in Millî Mücadele&#8217;ye açıkça destek verdiği anlatılıyor. İstanbul&#8217;daki nazırlardan birinin bu süreçte Millî Mücadele güçlerine silah ve cephane tedarikinde bulunduğu belirtiliyor. Anadolu&#8217;ya asker, savaş malzemesi vs. göndermek için İstanbul&#8217;da örgütlerin kurulduğuna da dikkat çekiliyor. Ayrıca resmî tarihi sarsıcı şu tespitlere yer veriliyor: &#8220;İstanbul hükümeti, Yunanlılarla mücadelede Ankara&#8217;dan yana tavır koymuştur&#8230;&#8221;<span id="more-3788"></span></p>
<p>Türkiye hakkında ayrıntılı ve çarpıcı bilgiler içeren belgeleri yayımlayan Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Yrd. Doç. Dr. Ali Satan</strong>, söz konusu raporların kapsamlı ve soğukkanlı analizler olduğunu belirterek, objektif veriler barındırdığını ve döneme ait bilgilerimizi zenginleştirdiğini dile getiriyor. Raporda resmî tarihi sarsıcı şu ilginç tespitler yer alıyor: &#8220;İstanbul hükümeti, Yunanlılarla mücadelede doğal olarak Ankara&#8217;dan yana tavır koymuştur&#8230; Sadrazam ve Hariciye nazırı, Ankara hükümeti ile doğrudan ilişkilerinin olmadığını söylese de buna inanmak güçtür&#8230; İstanbul hükümeti nazırları Ankara&#8217;dan bağımsız görünmekle beraber Ankara&#8217;nın görüşlerini göz önünde tutuyorlardı.&#8221; Öte yandan, İngiliz diplomatlar yazdıkları raporda, İtilaf Devletleri&#8217;nin Türk-Yunan savaşında tarafsız olduklarını ilan etmelerinden sadece birkaç gün sonra bu karara uymama konusunda anlaştıklarını itiraf ediyor.</p>
<p>Ali Satan, Ankara&#8217;nın Milli Mücadele zamanında Müslüman ülkelerden yardım istemesinin İtilaf Devletleri&#8217;ni kaygılandırdığının raporlardan anlaşıldığını ve bu durumun raporlara, &#8216;Ankara&#8217;nın dış ilişkilerinde panislamist bir etki görülmektedir&#8217; diye geçtiğini ifade ediyor. Kitabın, dönem ile ilgilenen herkes için kaynak bir eser olduğuna dikkat çeken Satan, &#8220;Raporlarda, azınlıkların durumu, ekonomik ve adlî reformlar, sıhhî hizmetler, gümrükler gibi pek çok konuda bilgiler sunulmakta. Yalnızca siyasî tarih için değil, sosyal tarih ve şehir tarihi araştırmaları için de değerli bir kaynak.&#8221; diyor.</p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/vahdettin2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3790" title="vahdettin2" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/vahdettin2.jpg" alt="" width="450" height="214" /></a></p>
<p><strong>Dokümanların ortaya koyduğu gerçekler</strong></p>
<p>&#8220;Sadrazam ve Harbiye nazırının inkâr etmesini rağmen İstanbul hükümeti, Anadolu direnişini destekliyor, silah ve cephane gönderiyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ankara&#8217;nın dış ilişkilerinde panislamist etki görülmektedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;İngiltere Türklerin mukavemetini, direncini görmek istiyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Türkler, Yunanlıların arkasında İngiltere&#8217;nin olduğunu bilerek hareket ediyor.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/vahdettin-3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3791" title="vahdettin-3" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/06/vahdettin-3.jpg" alt="" width="250" height="405" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi">9325 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/sultan-vahdeddinin-milli-mucadeleye-destegi-ingiliz-belgelerinde-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Feridun Emecen&#8217;den İki Yeni Eser&#8230;</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-iki-yeni-eser/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-iki-yeni-eser/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2011 08:56:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3697</guid>
		<description><![CDATA[Çalışmalarıyla Osmanlı Devleti&#8217;nin Kuruluş ve Yükseliş Dönemlerine ışık tutan Prof. Dr. Feridun Emecen Hocamızın hazırladığı iki yeni eser okuyucusuyla buluşuyor&#8230;

KİTAPLAR İLE ALAKALI DETAYLAR&#8230;

 
Prof. Dr. Feridun M. Emecen, İmparatorluk Çağının Sultanları 1; Beyazid (II), Kanunî, Yavuz, İSAM Yayınları, Nisan 2011, 168 sayfa.

                                  İmparatorluk Çağının Osmanlı Sultanları 1 
Genel Osmanlı tarihi çizgisinde Fâtih Sultan Mehmed’den sonra klasik devlet formunun yerleşmesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çalışmalarıyla Osmanlı Devleti&#8217;nin Kuruluş ve Yükseliş Dönemlerine ışık tutan Prof. Dr. Feridun Emecen Hocamızın hazırladığı iki yeni eser okuyucusuyla buluşuyor&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/feridun-emecen-hocamızdan-2-yeni-eser.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-3698" title="feridun emecen hocamızdan 2 yeni eser" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/feridun-emecen-hocamızdan-2-yeni-eser-1024x743.jpg" alt="" width="614" height="446" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>KİTAPLAR İLE ALAKALI DETAYLAR&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-3697"></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Feridun M. Emecen, <em>İmparatorluk Çağının Sultanları 1; Beyazid (II), Kanunî, Yavuz</em>, İSAM Yayınları, Nisan 2011, 168 sayfa.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/imparatorluk_caginin_osmanli_sultanlari.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-3699" title="imparatorluk_caginin_osmanli_sultanlari" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/imparatorluk_caginin_osmanli_sultanlari-636x1024.jpg" alt="" width="229" height="368" /></a></strong></p>
<p><strong>                                  İmparatorluk Çağının Osmanlı Sultanları 1 </strong></p>
<p>Genel Osmanlı tarihi çizgisinde Fâtih Sultan Mehmed’den sonra klasik devlet formunun yerleşmesinde kendisinden sonra gelen üç padişah döneminin önemli bir yeri vardır. Fâtih’in devleti dönüştürmeye yönelik hızlı atılımlarının yavaşlatılıp yeni bir soluk alındığı, bir ölçüde “Doğu rönesansının” yaşandığı II. Bayezid dönemi;“Yavuz” lakaplı I. Selim’in Doğu siyaseti ile Osmanlı Devleti’nin kazandığı yeni dinî misyon ve onun ardından daha sonra “Kanûnî” unvanıyla anılacak olan I. Süleyman’ın Orta Avrupa’ya ve Akdeniz’e ağırlık veren Batı politikaları ve imparatorluğun uzak sınırlarına yönelik yeni ilgiler, “Klasik Çağ” olarak adlandırılan XVI. yüzyılı adeta “Osmanlı Türk Asrı” olarak şekillendirmiştir. Emperyal bir anlayış ve zihniyetin ortaya çıktığı bu yeni asrın üç önemli siması olarak II. Bayezid, I. Selim ve I. Süleyman söz konusu oluşumda mühim roller oynamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong> </strong></p>
<p><strong></strong><strong>Prof. Dr. Feridun M. Emecen, <em>Osmanlı Klasik Çağında Hanedan, Devlet ve Toplum</em>, Timaş Yayınları, Nisan 2011, 416 sayfa.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><strong><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/osmanliklasikcagindahanedandevlettoplum.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3700" title="osmanliklasikcagindahanedandevlettoplum" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/04/osmanliklasikcagindahanedandevlettoplum.jpg" alt="" width="240" height="373" /></a></strong></p>
</blockquote>
<p><strong>                        Osmanlı Klasik Çağında Hanedan, Devlet ve Toplum</strong></p>
<p>Osmanlı Klasik Çağı serisi tamamlandı: <em>Osmanlı Klasik Çağında Siyaset</em>, <em>Osmanlı Klasik Çağında Savaş </em>ve şimdi <em>Osmanlı Klasik Çağında Hanedan, Devlet ve Toplum</em> kitabıyla Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı’nın beylikten imparatorluğa dönüştüğü zamanı, Klasik Çağ’ı tüm yönleriyle inceliyor.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Feridun Emecen kitapta; cihanşümul imparatorluk telakkisinin vazgeçilmez unsuru olarak görülüp kudsi bir yere oturtulan “hanedan”; onun işleyiş mekanizmalarını oluşturan “devlet” ve nihayet bunların hep birlikte vücudunun gerçek sebebi ve ana dayanak noktasını teşkil eden “toplum” yapısıyla ilgili detaylı bilgiler sunuyor okuruna. Osmanlı hanedanın niteliği, teşkilat ve bürokrasi tarihi yanında sosyal tarihe ve toplum yapısına yönelik merak edilen soruların cevapları bu kitapta. İlk bölümde Hanedan başlığı altında Osmanlı ailesinin tebaası tarafından nasıl algılanmış olduğuna ve vazgeçilmezliğinin hangi çerçevede değerlendirilebileceği, hanedan mensubu olarak tahta aday şehzadelerin yetişme süreci ele alınırken, ikinci bölümde Devlet başlığı altında ise Osmanlı bürokrasisinin işleyiş mekanizmalarının ürünü olan kaynak serilerinin tanıtımı (mühimme, ahkâm defterleri, katip rumuzları) ve bunlara dayalı yorumları içeriyor. Yine bu bölümde Osmanlı merkezi bürokrasisinin çıkılan seferler sırasında nasıl “seyyar” hale geldiğini inceleyen, hangi tür defterlerin götürüldüğünü ortaya koyan makale de yer almakta.</p>
<p>Üçüncü bölüm olan Toplum’da ise Osmanlı sosyal hayatı ve toplum sistemi, toplumlar arası birlikte yaşama tecrübesinin mahiyeti, adli uygulamalar, göçler ve Osmanlı tarihinde sivil güç odaklarının yükselişi ile ilgili başlıklar var.</p>

<p class="sayac_bilgi">5249 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/prof-dr-feridun-emecenden-iki-yeni-eser/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MERAKLA BEKLENEN “TARİHÇE” ÇIKTI</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/merakla-beklenen-%e2%80%9ctarihce%e2%80%9d-cikti/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/merakla-beklenen-%e2%80%9ctarihce%e2%80%9d-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 04:24:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihine Sahip Çıkanlar Topluluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3546</guid>
		<description><![CDATA[
Tarihine Sahip Çıkanlar Platformu bünyesinde yayınlanan, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden Akademisyenlerin, doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin, okuduğu bölüm mezunlarının yazılarının yer aldığı Tarih dergisi olan “TARİHÇE” çıktı.
 
::: Başlangıç Yazısı :::
Merhaba…
 
 
Tarihin milletlere ve devletlere bıraktığı iki büyük miras vardır; İBRET ve İLHAM…
Bu iki mirasa sahip çıkan ve iyi değerlendiren milletler, içinde bulunduğu zamana ve geleceğine güvenle bakmaktadırlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/02/tarihçe.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-3550" title="tarihçe" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/02/tarihçe-720x1024.jpg" alt="" width="432" height="614" /></a></p>
<p>Tarihine Sahip Çıkanlar Platformu bünyesinde yayınlanan, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden Akademisyenlerin, doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin, okuduğu bölüm mezunlarının yazılarının yer aldığı Tarih dergisi olan <strong>“TARİHÇE”</strong> çıktı.</p>
<p> <span id="more-3546"></span></p>
<p><strong>::: Başlangıç Yazısı :::</strong></p>
<p><strong>Merhaba…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tarihin milletlere ve devletlere bıraktığı iki büyük miras vardır; İBRET ve İLHAM…</strong></p>
<p>Bu iki mirasa sahip çıkan ve iyi değerlendiren milletler, içinde bulunduğu zamana ve geleceğine güvenle bakmaktadırlar. Tarihten ibret alan milletler; geçmişte düştüğü hatalara tekrar düşmeyip, “Tarih tekerrür etti” sözünün aslında “Tarih değil tekerrür eden yanlışlardır” şeklinde değiştirilmesine yardımcı olurlar ki sözün aslı da bu şekildedir. Tarihini tam manasıyla öğrenen; milli ve manevi unsurları ilham kaynağı olan milletler ise bu iki mefhumu devamlı arkalarında itici güç olarak hissedeceklerdir. Tarihsel süreçte toplumları sosyolojik olarak inceleyen bilim adamları şu kanıya varmışlardır; milletleri millet yapan ve köklü medeniyetler inşa ettiren güç, ancak milli ve manevi değerlere sahip çıkılmasıyla mümkün olmuştur. <strong>Tam da bu minvalde hizmet eden bir birlikteliktir bizim </strong><strong>&#8220;</strong><strong>Tarih</strong><strong>&#8220;</strong><strong> ile olan birlikteliğimiz. Tarihine Sahip Çıkanlar Platformu; Tarih sahasında ilmi çalışmalar yapan, tarihî şahsiyetleri anma programları düzenleyerek milletimizin tarih konusunda bilinçlenmesi için gayret gösteren bir oluşumdur. “Tarihçe” isimli dergimiz de bu çalışmalarımızın bir ürünüdür. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>&#8220;</strong><strong>Tarihçe</strong><strong>&#8220;</strong><strong> isimli dergimizde, tarih alanında çok değerli ilim adamlarımız; Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Feridun Emecen ve Dr. Halil Ersin Avcı, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Vahdettin Engin, Mimar Sinan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Abdülkadir Özcan hocalarımızla gerçekleştirmiş olduğumuz birbirinden değerli ve önemli röportajlar ve programlar yer almaktadır. Böylesine değerli ilim adamlarımızı dergimizde misafir etmek bizler için bahtiyarlıktır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ve yine dergimizde; güçlü bir yazar kadrosu bulunmaktadır. Dergimiz; Ülkemizin farklı üniversitelerinden doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin, bölümlerinin </strong>mezunu olmuş arkadaşlarımızın, kısmen de lisans öğrencilerinin yazılarının yer aldığı; tarihin farklı dönemlerine ışık tutan bir dergi halini almıştır. Dergimiz bu yönüyle tarih alanında uğraş veren, tarihe katkı sunmak isteyen bireylerin toplandığı bir çatı durumundadır. Tarihin farklı dönemlerinden olayların, tanıtım yazılarının, edebiyat ve kültürümüzle alakalı konuların ve Tarihine Sahip Çıkanlar Platformu olarak icra ettiğimiz programların haberlerinin yer aldığı bir dergi sizleri beklemektedir.</p>
<p>Keyifle okumanız temennisiyle…</p>
<p><strong>                                                  İbrahim AKKURT</strong></p>
<p><strong>Tarihine Sahip Çıkanlar Platformu Başkanı</strong></p>
<p>Tarihçe Dergisi için istekte bulunmak için İletişim Adresi: <a href="mailto:istanbultarih@hotmail.com">istanbultarih@hotmail.com</a></p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/02/51.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3548" title="titiz fotokopi" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/02/51.jpg" alt="" width="1000" height="367" /></a></p>
<p><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/02/tarihçe.wmv">tarihçe</a></p>

<p class="sayac_bilgi">5503 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/merakla-beklenen-%e2%80%9ctarihce%e2%80%9d-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermeni Meselesinindeki düğümü çözecek ilmi bir eser; &#8220;İngiliz-Ermeni İttifakı&#8221;</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/ermeni-meselesinindeki-dugumu-cozecek-ilmi-bir-eser-ingiliz-ermeni-ittifaki/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/ermeni-meselesinindeki-dugumu-cozecek-ilmi-bir-eser-ingiliz-ermeni-ittifaki/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Dec 2010 17:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3433</guid>
		<description><![CDATA[
Ermeni Meselesiyle alakalı şu ana kadar birçok kitap yayınlandı. Osmanlı Arşiv Belgelerine dayanarak hazırlanan çalışmalar konunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Fakat bu çalışma ile meselenin tüm detaylarını, bağlantılarını öğreneceksiniz. Dr. Halil Ersin Avcı’nın İngiliz, Osmanlı ve farklı ülkelerin arşivlerine dayanarak hazırlamış olduğu “İngiliz-Ermeni İttifakı” isimli çalışma çok ses getirecek boyutta bir eser.
İngiltere’nin Osmanlı Devleti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/12/ingiliz-ermeni-ittifakı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3434" title="ingiliz- ermeni ittifakı" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/12/ingiliz-ermeni-ittifakı.jpg" alt="" width="521" height="333" /></a></p>
<p>Ermeni Meselesiyle alakalı şu ana kadar birçok kitap yayınlandı. Osmanlı Arşiv Belgelerine dayanarak hazırlanan çalışmalar konunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Fakat bu çalışma ile meselenin tüm detaylarını, bağlantılarını öğreneceksiniz. Dr. Halil Ersin Avcı’nın İngiliz, Osmanlı ve farklı ülkelerin arşivlerine dayanarak hazırlamış olduğu <strong>“İngiliz-Ermeni İttifakı”</strong> isimli çalışma çok ses getirecek boyutta bir eser.</p>
<p>İngiltere’nin Osmanlı Devleti ile hangi tarihlerde ilişki kurduğunu, İngilizlerin Osmanlı içindeki Ermenileri ne zaman keşfettiğini ve Ermeniler üzerinde ne gibi oyunlar oynandığını okuyunca çok şaşıracaksınız. Ermeni Meselesi’ni kimlerin icad ettiğini, bu yapay sorunu gündemde tutmanın kimlere fayda sağladığını, Türkiye’nin bu mesele de nasıl adım atması gerektiğini, Ermeni Meselesi’nin Çanakkale Savaşları ile ilginç bağlantısını, Sevr Antlaşmasının Ermeni meselesini resmiyette bitirdiğini büyük bir heyecan içinde okuyacaksınız.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Dr. Halil Ersin Avcı’nın Paraf Yayınlarından</strong> çıkacak olan <strong>“İngiliz-Ermeni İttifakı”</strong> isimli eserini;  15 Aralık’tan sonra önce internetten Ocak ayından itibaren de tüm kitapçılardan temin edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>DETAYLI BİLGİ İÇİN;</strong></p>
<div><strong>Dr. Halil Ersin Avcı&#8217;ya ulaşım ve daha fazla bilgi için: </strong><a href="http://www.halilersinavci.com/" target="_blank"><strong>http://www.halilersinavci.com/</strong></a></div>
<div><strong> </strong></div>
<div><strong> </strong></div>
<div><strong>İngiliz Ermeni İttifakı kitabını piyasaya çıkmadan önce almak için </strong><a href="http://www.parafyayinlari.com/" target="_blank"><strong>http://www.parafyayinlari.com/</strong></a></div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.parafyayinlari.com/"><strong> </strong></a></p>

<p class="sayac_bilgi">5855 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/ermeni-meselesinindeki-dugumu-cozecek-ilmi-bir-eser-ingiliz-ermeni-ittifaki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yakın Tarihimize Dair Yeni Bir Kaynak Eser; İNGİLİZ SAİD PAŞA’NIN GÜNLÜĞÜ (JURNAL)</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/yakin-tarihimize-dair-yeni-bir-kaynak-eser-ingiliz-said-pasa%e2%80%99nin-gunlugu-jurnal/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/yakin-tarihimize-dair-yeni-bir-kaynak-eser-ingiliz-said-pasa%e2%80%99nin-gunlugu-jurnal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2010 08:43:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3240</guid>
		<description><![CDATA[
Yakın Tarihimize Dair Yeni Bir Kaynak Eser, İNGİLİZ SAİD PAŞA’NIN GÜNLÜĞÜ (JURNAL) Arı Sanat Yayınlarından Çıktı. 
Said Paşa, genellikle Sultan II. Abdülhamid devri başları mevzu bahis olduğunda anılan, Midhat Paşa&#8217;nın sürgünü ve Ali Suâvi hadisesi sebebiyle adı sık sık telaffuz edilen biridir. Ancak bu telaffuz genelde dar bir çerçeve içerisinde kalır. Dahası Mâbeyn&#8217;de görev aldığından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/10/76460.jpg"><img class="size-full wp-image-3241  aligncenter" title="kitap - burhan çağlar" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/10/76460.jpg" alt="" width="200" height="326" /></a></strong></p>
<p><strong>Yakın Tarihimize Dair Yeni Bir Kaynak Eser, İNGİLİZ SAİD PAŞA’NIN GÜNLÜĞÜ (JURNAL) Arı Sanat Yayınlarından Çıktı. </strong></p>
<p>Said Paşa, genellikle Sultan II. Abdülhamid devri başları mevzu bahis olduğunda anılan, Midhat Paşa&#8217;nın sürgünü ve Ali Suâvi hadisesi sebebiyle adı sık sık telaffuz edilen biridir. Ancak bu telaffuz genelde dar bir çerçeve içerisinde kalır. Dahası Mâbeyn&#8217;de görev aldığından yer yer zamanın Mâbeyn Başkâtibi Küçük Said Paşa ile karıştırılır.</p>
<p>Bununla birlikte Said Paşa&#8217;nın hayatı çok farklı bir çizgide seyretmiştir. Uzun yıllar İngiltere&#8217;de bulunduğundan genellikle İngiliz tesirine açık noktalardaki vazifelere getirilir. Öncelikle İngiliz nüfuzunun en çok kendisini hissettirdiği bahriyede, İngiliz desteğine ihtiyaç duyulduğu dönemde Mâbeyn&#8217;de görevlendirilir. İngiliz basınına bakıldığında bu görevlendirmelerin memnuniyetle karşılandığı veya azledilmesinin teessüfe yol açtığı görülmektedir.<span id="more-3240"></span></p>
<p>Öte yandan, üzerinde açık bir Avrupa desteği olan Midhat Paşa&#8217;nın azli ve sürgününü, Tersâne Konferansı kararlarının hafifletilmesini veya Ayestefanos Anlaşması&#8217;nın, Kıbrıs verilerek Berlin anlaşmasında baypas edilmesini Sultan II. Abdülhanmid, hep Said Paşa eliyle gerçekleştirmiş, böylece İngiliz desteğini veya tepkisini, asgariye taşımaya çalışmıştır.</p>
<p>Nitekim Sultan Hamid, Zeytun Ermeni olaylarında “İngilizleri yemlemek” için yine Said Paşa&#8217;nın eline ihtiyaç duymuş, İngilizlerin atanan her görevliyi şikâyet konusu ettiği bir anda son bir hamleyle Said Paşa sahaya sürmüştür.</p>
<p>Diğer yandan Said Paşa, Mâbeyn&#8217;de göreve başlamasının hemen ardından “Jurnal” adını verdiği bir günlük tutmaya başlamıştır. Olayları günü gününe işlediği bu eser, gerek İstanbul, gerekse taşradaki faaliyetlerini, gözlem ve tahlillerini içerir. Zeytun Ermeni olaylarına dair önemli bilgiler verdiği gibi Taif&#8217;e sürülen Damat Mahmud Paşa&#8217;nın Taif mektupları veya Konya valilik yılları gibi pek çok konuyu işler. Yakın dönem tarihi kaynakları arasında sayılabilecek niteliktedir.</p>
<p>(Arka Kapak Yazısından)</p>

<p class="sayac_bilgi">1597 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/yakin-tarihimize-dair-yeni-bir-kaynak-eser-ingiliz-said-pasa%e2%80%99nin-gunlugu-jurnal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

