“Ya ben Şehri alırım ya da Şehir beni”
FATİH SULTAN MEHMED

1453 yılına dönmeye, İstanbul’un Fethi’ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma… Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu’nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed…

Bu beklenmeyen başarı, İstanbul’un fethi, bir bakıma Batı dünyasının siyasi ve askerî ilerlemesine Müslüman dünyasının bir cevabı niteliğindeydi. Bununla da bitmeyecekti; İslam dünyasının en güçlü temsilcisi olan Osmanlı Türklerine Orta Avrupa’ya kadar uzanacak yeni hedeflerinin kapıları da açılacaktı.

Peki adı tarihte yer etmiş bu başarılı padişah Fatih Sultan Mehmed kimdi?
Şahsi dünyası, kişisel görüşleri, 21 yaşında “Fatih” olmasını sağlayan etkenler nelerdi?
İstanbul’u almak için kurduğu hayaller neydi, kuşatmaya hazırlık aşamalarında neler yaşanmış ve fetih nasıl gerçekleşmişti?
Gemiler gerçekten de Haliç’ten bir gecede yürütülmüş müydü?
Kuşatma boyunca yaşananları Doğu ve Batı dünyası nasıl yorumlamıştı?
İstanbul’un fethinin kıyametle kurulan tarihsel bağlantısının ardında yatan sebepler nelerdi?
Kıyamet beklentisi niçin İstanbul’un fethiyle özdeşleştirilmişti?

Bu ve bu şanlı fetih üzerine merak edilen daha pek çok soru, ilk defa yayınlanan belgeler, özel savaş resimleri, haritalar ve akıcı bir üslupla Prof. Dr. Feridun M. Emecen tarafından araştırılıp yazıldı; Fetih ve Kıyamet / 1453…

6296 okunma

 
Evet evet! Kitap olarak dahi ayrıca tab‘ ederiz. Hem yalnız bunu değil Hanımlar Gazetesi’ne derc olunan makâlelerinizi de katıp bir “Müntehebât-ı Fatma Aliye” vücûda getiririz. İster iseniz bana yazdığınız birkaç en güzel mektubu da bu meyâna idhâl eyleriz. Daha ister iseniz sizin ve benim en müntehab mektublarımızdan “Muhâberât-ı Fatma Aliye ve Ahmed Midhat” meydana koyarız. Bunu da kadınlar kütübhânesine rağmen yaparız.
Ahmed Midhat EfendiElinizdeki bu eser, hâce-i evvel Ahmed Midhat Efendi’nin 115 yıl önce, kendi tabiriyle “asrın ferîdesi”, “Feylesof” talebesi Fatma Aliye Hanım’a bir mektubunda dile getirdiği temennilerinin büyük oranda kendi yazdığı mektuplardan müteşekkil kısmının ete kemiğe bürünmüş halidir. Gönül ister ki Fatma Aliye Hanım’ın Ahmed Midhat Efendi’ye yazdığı mektuplardan oluşan diğer kısım da bulunur ve bu samimi temenniyât Ahmed Midhat Efendi’ye yakışır bir şekilde külliyâta dönüşür.

Ahmed Midhat Efendi, Fatma Aliye Hanım’a yazdığı bu 245 adet mektupta sadece içinde bulunduğu hâlet-i ruhiyeden veya başından geçen olaylardan bahsetmemiş tam manasıyla “mektupla dersler” vermiştir. Gün gelmiş Fatma Aliye’nin yazdığı yazıları eleştirmiş, gün gelmiş onunla “roman nasıl yazılır”ı tartışmış ve gün gelmiş Fatma Aliye’ye, kendisiyle görüşmek isteyen yabancı gazetecilerle nasıl konuşması gerektiğini öğretmiştir.

Kendi dönemlerinde belki yalnızca hoca-talebe arasındaki iletişimi sağlayan bu mektuplar, zamanımızda Tanzimat’ın son dönemi ile Meşrutiyet döneminin edebî, siyasî ve kültürel ortamını anlamamıza yarayan önemli birer belge niteliğindedir.

7523 okunma

6
Ara

İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1920-21-22

   Yazan: istanbultarih   Kategori Kitap-Dergi

 

Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Satan’dan muhteşem bir seri… İngiliz yıllık raporlarında Türkiye 1920-21-22. Keyifle okumanız temennisiyle…

 

İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1920

“İngiliz Yıllık Raporları’nda Türkiye” dizisinin birinci kitabı olan 1920 yılı raporu, İngiliz Yüksek Komiseri Sir H. Rumbold tarafından 27 Nisan 1921 tarihinde İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a yazılmış. Raporda 30 Ekim 1918’den 1921 yılının ilk aylarına kadar İstanbul ve Anadolu’da yaşanan olaylar ve gelişmeler anlatılıyor. Raporda yer alan bazı başlıklar şöyle:
İstanbul ve Ankara hükümetlerinin dış ilişkileri,
Müttefik Polis Teşkilatı ve Türk Polisi,
Sıhhi Yönetim,
Türkiye ile Yapılan Ticarete İktisadi Bakış,
Basın,
Gayrimüslimlerin Durumu,
Kürt Meselesi,
Padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa… Devamını oku »

2291 okunma

Röportaj: İbrahim AKKURT, Cüneyt TEPE ,            Fotoğraflar: Erman TURGUT

Piyasaya çıktığı günden itibaren üzerinden ilginin azalmadığı, tüm otoriteler tarafından büyük beğeni toplayan “Yavuz Sultan Selim” kitabını, Yeniçağ ve Osmanlı Tarihi sahasında dünyaca otorite kabul edilen kitabın yazarı Prof. Dr. Feridun Emecen ile konuştuk.

 

1. Yavuz Sultan Selim” kitabınız, geniş kitlelerden çok büyük bir ilgi gördü. Böyle bir ilgiyi bekliyor muydunuz? Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz? Devamını oku »

15834 okunma

28
Tem

Osmanlı – Afrika İlişkileri Kitabı Çıktı

   Yazan: istanbultarih   Kategori Kitap-Dergi

Osmanlı Devleti’nin üç kıtadaki hâkimiyetinin en az bilineni şüphesiz Afrika’daki kısmıdır. Roma ve Bizans hâkimiyetlerinin bile bu kıtadaki varlığının daha teferruatlı bilindiği dikkate alınacak olursa XVI. yüzyılın ilk yıllarından XX. yüzyılın başına kadar tam dört asır devam eden sürecin özellikle arşiv ve diğer kaynakların titizlikle incelenerek daha iyi ortaya konması bir gereklilik halini almaktadır.

Afrika ülkeleri 1950’lerden sonra elde ettikleri bağımsızlık süreçlerinde iç kavgalar ve komşu devletler arasındaki gergin ilişkilerle ve çoğu askeri darbelerle devamlı çalkalandı. Devamını oku »

3698 okunma