<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul Tarih &#187; Dünya Tarihi</title>
	<atom:link href="http://www.istanbultarih.com/category/dunya-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istanbultarih.com</link>
	<description>Şahsi Tarih Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 09:47:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Amerika, Texas&#8217;ı Osmanlı&#8217;ya Borçluymuş</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/amerika-texasi-osmanliya-borcluymus/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/amerika-texasi-osmanliya-borcluymus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 01:30:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3604</guid>
		<description><![CDATA[
Amerika su anki Teksas eyaletinin El-Paso Şehrinde kazara öldürülen bir Amerikan askerini bahane ederek New Mexico, Arizona ve Kaliforniya&#8217;yı Meksikalılardan aldı. Ancak Osmanlı&#8217;dan gelen destek ve develer sayesinde.
İşte Hacı Ali&#8217;nin ilginç hikayesi.
1850&#8242;ler, Birleşik Amerika batıdaki topraklara yeni yeni açılmakta, bir taraftan Kızılderililer ile uğraşırken, bir taraftan da California&#8217;da yaşanan &#8220;altına hücum&#8221;u intizama sokmaya çalışmaktadır, topraklarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/03/hi_jolly_haci_ali.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3605" title="hi_jolly_haci_ali" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/03/hi_jolly_haci_ali.jpg" alt="" width="463" height="339" /></a></p>
<p>Amerika su anki Teksas eyaletinin El-Paso Şehrinde kazara öldürülen bir Amerikan askerini bahane ederek New Mexico, Arizona ve Kaliforniya&#8217;yı Meksikalılardan aldı. Ancak Osmanlı&#8217;dan gelen destek ve develer sayesinde.</p>
<p><strong>İşte Hacı Ali&#8217;nin ilginç hikayesi.<span id="more-3604"></span></strong></p>
<p>1850&#8242;ler, Birleşik Amerika batıdaki topraklara yeni yeni açılmakta, bir taraftan Kızılderililer ile uğraşırken, bir taraftan da California&#8217;da yaşanan &#8220;altına hücum&#8221;u intizama sokmaya çalışmaktadır, topraklarını genişletmek için savaş veren Amerikalılar, Teksası kontrol altına almak için Meksika ile giriştiği savaşta, atların çöle dayanamaması sonucu bir türlü üstünlük sağlayamaz; bunun üstüne Amerikan ordusu savaşta çöle dayanıklı hayvan arayışına girer. Savaş Bakanı Jefferson Davis, Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde kullanılan develerin bütün bu işler içın en uygun hayvan olduğunu düşünür. Kumandasındaki &#8220;US Süpply&#8221; isimli gemiyi, 1855&#8242;in 4 Haziran&#8217;ında develeri temin etmesi için Avrupa ve Ortadoğu taraflarına gönderir. Sırada artık develerin temini vardır. İstanbul&#8217;daki Amerikan Büyükelçiliği, Türk Dışişleri&#8217;ne müracaat eder ve hem deve alımına izin verilmesi, hem de padişahın kendilerine iki çift deve hediye etmesi ricasında bulunur.<br />
<strong>Türklerle  Amerika Arasındaki İlk Askeri Antlaşma</strong><br />
Tahtta o yıllarda Sultan Abdülmecid oturmaktadır. Zamanın sadrazami Fuad Paşa hükümdarı bir yazıyla konudan haberdar eder ve talebin yerine getirilmesinin uygun olduğunu söyler. İsteği kabul eden Abdülmecid, 12 Ekim günü Amerikalılar&#8217;a en iyi cinsten iki deve hediye edilmesini buyurur. Develer satın alınır ve 34 deveyi taşıyan gemi, 14 Mayıs&#8217;ta Teksas&#8217;in Indianola limanına ulaşır.</p>
<p>Amerikalılar develeri temin etmişlerdir ama devecilik hakkında hıçbir bilgileri yoktur ve dolayısıyla beraberlerinde işin uzmanlarını götürmeleri de gerekmiştir. Deve bakıcısı olduklarını söyleyen Osmanlı vatandaşı beş kişi ile de anlaşırlar. &#8220;US Supply&#8221; gemisi yola bu sekiz kişiyi de alarak çıkar. Bunlardan üçünün ismi resmi kayıtlara göre Hacı Ali, Yorgo ve İlyas Bey&#8217;dır Devecilerin Amerika&#8217;daki hayatları maceralarla dolu geçer. En renkli hayat ise Hacı Ali&#8217;ye aittir. California&#8217;daki birliklerde uzun seneler devecilik yapan Hacı Ali daha sonra ordudan ayrılır, evlenip iş hayatına atılır ve sahip olduğu birkaç deveyle taşımacılık yapmaya başlar, işleri iyi gitmiyordur, günün birinde develerini Arizona çölüne salar ve Quartzsite kasabasına yerleşir. Kasabalıların çok sevdiği Hacı Ali, onların söyleyişiyle Hi Jolly, çok sevdiği develerini bulmak için yıllar sonra çöle gider, günlerce kendisinden haber alınmaz, kasabalı Hacı Ali&#8217;yı çölde arar, uzun aramalardan bir deveye sarılmış halde bulurlar ancak Hacı Ali&#8217;de deve de ölmüşlerdir ve Hacı Ali için üzerinde bir deve rölyefinin bulunduğu, bölgenin en büyük mezarını inşa ederler. Arizona&#8217;da bir efsane olarak dilden dile dolaşan Hacı Ali için her yıl 6 Ocak’ta Quartzsite&#8217;da Hi Jolly festivali yapılmakta, Amerika&#8217;nın en ünlü devecisi için deve yarışları yapılmaktadır. &#8216; Mezar plakasında; &#8220;Hi Jolly&#8217;nin son kampı. 1828&#8242;de Suriye&#8217;de doğdu. 10 Şubat 1856&#8242;da ABD&#8217;ye gelmiştir. Deveci, denkçi ve kılavuz olarak 30 yıldan fazla Birleşik Devletler Hükümeti&#8217;ne doğrulukla hizmet etmiştir. 12 Aralık 1902&#8242;de Quartzsite&#8217;de ölmüştür.&#8221; yazılıdır. Amerikan askerlerinin dili dönmemesinden ismi Haci Ali yerine Hi Jolly olan ve Mezarliga ismi verilen Hacı Ali&#8217;nin Türbesi her yıl milyonlarca kişi tarafindan ziyaret edilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/03/hi_jolly_haci_ali_efsanesi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3607" title="hi_jolly_haci_ali_efsanesi" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2011/03/hi_jolly_haci_ali_efsanesi.jpg" alt="" width="359" height="277" /></a> </p>
<p><strong>Deveci Babanın Oğlu, Türk Asıllı Meksika Cumhurbaşkanı</strong></p>
<p>Diğer renkli hayatı ise İlyas Bey yaşar. İlyas Bey Meksikalı bir kızla evlenip Meksika&#8217;ya yerleşir ve bir oğlu olur. Oğlu Elias Plutarco Calles 1924-1928 yılları arasında Meksika devlet başkanı olur, 1928-1936 yılları arasında ülkeyi perde arkasından yönetir.<br />
3. kişi sonradan Greek George olarak bilinen Yorgo, yolda gördüğü ve kim olduğunu bilmediği bir yaralıya yardım eder. Yardım ettiği kişinin sonradan Meksikalı gerillalardan biri olduğu anlaşılır. Amerikan ordusu Yorgo’yu yargılar ve düşmana yardım etmekten idam eder. Mahkeme kayıtlarına gecen bir cümle çok ilginçtir: “Greek George ne İngilizce ne de İspanyolca bilmektedir.”</p>

<p class="sayac_bilgi">4031 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/amerika-texasi-osmanliya-borcluymus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filistin&#8217;e Veda Filmi</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/filistine-veda-filmi/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/filistine-veda-filmi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 22:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yakınçağ Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3047</guid>
		<description><![CDATA[

 
 
Filistine Veda Filmi&#8217;nin Konusu: 
Yahudilerin 1948&#8242;den bugüne Filistinlilere kendi topraklarında gerçekleştirdikleri zulmün başlangıc hikayesi&#8230;
 
Yıl 1948. Yer, Filistin&#8217;in önemli sahil kenti Hayfa. Kendini halka adamış bir doktor, eşi ve küçük çocukları Ferhan. Dr.Said ve eşi, birgün tren istasyonunda bir bombalama eylemine şahit olurlar. Eylemi gerçekleştiren, Said&#8217;in çocukluk arkadaşı ve İsrail devletinin kuruluşunda etkin rol oynayacak olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong></strong><strong><p><a href="http://www.istanbultarih.com/filistine-veda-filmi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><p><a href="http://www.istanbultarih.com/filistine-veda-filmi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Filistine Veda Filmi&#8217;nin Konusu:</strong> <span id="more-3047"></span><br />
Yahudilerin 1948&#8242;den bugüne Filistinlilere kendi topraklarında gerçekleştirdikleri zulmün başlangıc hikayesi&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yıl 1948. Yer, Filistin&#8217;in önemli sahil kenti Hayfa. Kendini halka adamış bir doktor, eşi ve küçük çocukları Ferhan. Dr.Said ve eşi, birgün tren istasyonunda bir bombalama eylemine şahit olurlar. Eylemi gerçekleştiren, Said&#8217;in çocukluk arkadaşı ve İsrail devletinin kuruluşunda etkin rol oynayacak olan Şimon&#8217;dur. Artık Filistinlilerin, öz vatanlarında parya muamelesine uğrayacakları dönem başlamıştır&#8230;<br />
Filmin müzikleri oyuncuların profosyonel bir çalışma ortaya koyduklarını görüyoruz.Bizlere Filistin hakkında bilmediklerimiz bilinmeyenlerede ışık tutan film başyapıtlar arasında yer alması gereken bir film.Ancak dünyadaki film endustrisi Yahudi sermayenin kollektifende olduğu için filmin çoğu ülkede izlenmesi dağıtılması yasaklanmıştır.Schindler&#8217;in Listesi ve Hayat Güzeldir gibi filmler yahudi propagandasını tum uluslara lanse ederlerken.Filistine Veda filmi bu kadar rağbet göstertilmek istenmemiştir.Amaç siyonizmin gerçek yüzünü ortaya koyduğu için film yasaklanmıştır.Umarım izleyince bana hak vereceksiniz bol seyirler.</span></p>

<p class="sayac_bilgi">5017 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/filistine-veda-filmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boykot etmeli ama neyi?</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/boykot-etmeli-ama-neyi/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/boykot-etmeli-ama-neyi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 21:21:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=3019</guid>
		<description><![CDATA[İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye insani yarım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı operasyon sonrasında İsrailliler Türk mallarına karşı boykot çağrısı yapmaya başladı.
Üç yılı aşkın bir süredir devam eden Gazze ablukasını deniz yoluyla kırarak insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsraillilerin tepkisi devam ediyor. İsrail’de bazı yerel süpermarket zincirleri siyasi bir tavır alarak, Türkiye’de üretilen ürünleri boykot etme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye insani yarım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı operasyon sonrasında İsrailliler Türk mallarına karşı boykot çağrısı yapmaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Üç yılı aşkın bir süredir devam eden Gazze ablukasını deniz yoluyla kırarak insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsraillilerin tepkisi devam ediyor. İsrail’de bazı yerel süpermarket zincirleri siyasi bir tavır alarak, Türkiye’de üretilen ürünleri boykot etme kararı aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;de de İsrail mallarına karşın boykot sesleri yükselmeye devam ediyor. Ancak Türkiye, İsrail&#8217;den tohum, İnternet/bilişim donanım ve yazılımları ile askeri malzemeler dışında pek ürün ithal etmiyor. Fakat sahipleri Siyonist olan veya Siyonist İsrail&#8217;i ekonomik ve siyasi açıdan destekleyen çok sayıda marka ve ürün var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şayet boykot konusunda samimi isek, işte yapmamız gerekenler:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-3019"></span>Siyonist küresel güçlere ait olan ve</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir</strong>: İnsanları tüketim canavarına dönüştüren,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İki</strong>: Ne kazandığımızı, nerede harcadığımızı ve tüketim eğilimlerimizi ölçerek ona uygun yeni pazarlama stratejileri için kullanılan,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Üç</strong>: Bizi izlemek için kapitalist ekonomi en önemli takip aracı olan,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dört</strong>: Özellikle dar gelirliler ve orta sınıfı faiz belâsına bulaştıran,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beş</strong>: Bir harcayıp bir ödediğimiz halde, hem para puan veren hem de eli değen-değmeyen herkesin para kazandığı, üzerinden tefecilik ve simsarlık yaptığı,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Altı</strong>: Esnaf ve tüccarımızın büyük komisyonlar ödemesine ve dolayısıyla da ürün fiyatlarının artmasına neden olan,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yedi</strong>: İsraf ekonomisinin en büyük buluşlarındani Visa ve Mastercard yani yedi kollu kredi kartı canavarını boykot etmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben bu şeytanî aleti zaten kullanmıyorum diyeniniz varsa, o halde siz de aynı Siyonistlere ait kolaları içmeyi bırakabilirsiniz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">‘Hayır, ben kola da içmiyorum’ diyorsanız, mutlaka sigara içiyorsunuzdur. Kendinizi sigara belasından azat edin…</p>
<p style="text-align: justify;">Siz yahut da aile fertlerinizden biri hamburger yiyor mu? Yiyorsanız o illetten kurtulun…<br />
‘Hayır onu da kullanmıyorum’ mu diyorsunuz? O halde bunları kullanan birine nasihat edin…</p>
<p style="text-align: justify;">Ama bilmeliyiz ki, üstünüzde-başınızda, midenizde, oturma odanızda, bineğinizde, iş yerinizde, bunlara ait bir şey değil çok şey var!</p>
<p style="text-align: justify;">Hepsinden kurtulamıyor musunuz? O halde birini seçin ki, samimi olup olmadığınız kararına kendiniz varın. Emin olun, yarın çok geç olacak!</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak tetkik etmek isteyenler:  <a href="http://www.timeturk.com" target="_blank"><strong><span style="color: #808080;">http://www.timeturk.com</span></strong></a><span style="color: #808080;">  </span>adlı siteyi ziyaret edebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Boykot ile ilgili hazırlanan haritayı büyütmek için üzerine tıklayın!!</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/06/55940826.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-3020" title="İsrail'i Boykot Haritası" src="http://www.istanbultarih.com/wp-content/uploads/2010/06/55940826-1024x661.jpg" alt="" width="524" height="338" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi">3602 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/boykot-etmeli-ama-neyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batı&#8217;nın İlk Muallimleri&#8230;</title>
		<link>http://www.istanbultarih.com/batinin-ilk-muallimleri/</link>
		<comments>http://www.istanbultarih.com/batinin-ilk-muallimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 12:47:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>istanbultarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbultarih.com/?p=1610</guid>
		<description><![CDATA[ 
Tarihin 1055’li yılları gösterdiği günlerde, batı dünyasını reaksiyona getiren bir hadise meydana geldi. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Abbasi hilafetinin merkezi Bağdat’a girerek, halifeden “Doğu ve Batının Sultanı” ünvanını aldı. Bu hadise neden bu kadar önemliydi?
Siyasi alana böylece yeni çıkan ve devlet kuran Selçuklular, İslam’ın liderlik bayrağını ellerine almışlardı. Bizans’ın Müslümanlar aleyhindeki ilerleyişini durdurarak, maddi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tarihin 1055’li yılları gösterdiği günlerde, batı dünyasını reaksiyona getiren bir hadise meydana geldi. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Abbasi hilafetinin merkezi Bağdat’a girerek, halifeden “Doğu ve Batının Sultanı” ünvanını aldı. Bu hadise neden bu kadar önemliydi?</strong></p>
<p>Siyasi alana böylece yeni çıkan ve devlet kuran Selçuklular, İslam’ın liderlik bayrağını ellerine almışlardı. Bizans’ın Müslümanlar aleyhindeki ilerleyişini durdurarak, maddi ve manevi kuvvetleri durumunda olan Anadolu’yu hâkimiyetleri altına almaya başlamışlardı. Türkler’in taze ve dinç kuvvet olarak İslam’ a güç katmaları Avrupa’ nın kaynaşmasına sebep oldu. Kudüs’ü kurtarmak üzere ayaklanan Avrupa’nın bu hareketi, aslında İslam âleminin yeni kazandığı kuvvete karşı bir reaksiyon mahiyetinde idi. Zira kurtarılmak istenen Kudüs daha 7. asır ortalarında Müslümanlar tarafından fethedilmişti. Haçlı seferleri sonunda İslam kültürü ile tanışan ve ondan istifade eden Avrupa, Rönesans’ın temellerini atmıştır. Bu suretle Rönesans’a vesile olarak Avrupa’ya hür düşünceyi getiren haçlı seferleri, Tuğrul Bey’in 1055’deki hareketine bağlanabilir.</p>
<p>Haçlı seferleri esnasında gerek Haçlılar, gerekse Selçuklu ve diğer Müslüman orduları ve halk arasında kanlı çarpışmalardan yaralananlar için yeni hastahaneler tesisi zarureti, hastahaneciliğin ve tıbbın gelişmesi bakımından pek büyük rol oynadı. Alman İmparatoru II. Konrad ile, Fransa Kralı VIII. St.Luis komutasındaki haçlı ordusu 1147’de Türkler tarafından perişan edildi. Ama perişan haldeki haçlı ordusunun yaralarını Türkler tedavi ettiler. Onlara para ve ekmek dağıttılar. 0 zamanın bir haçlı müellifi, Türklerin bu iyiliklerini gören Frank’lardan üç bininin Müslüman olduklarını bildirir.<span id="more-1610"></span></p>
<p>Anadolu, Selçuklular devrinde çok sayıda hastahaneleri, medreseleri ile büyük bir kültür merkezi olmuş, çeşitli İslam ülkelerinden ve bu arada Endülüs’den talebe ve müderrisleri kendine çekmiştir. Selçuklu Atabeyi Nureddin Zengi’nin 1154 senesinde haçlı Frank’lardan aldığı ganimetle Şam’da tesis ettiği Nureddin Hastahanesi’ni 1184’ de ziyaret eden İbn-i Cübeyr’in tarifine göre, bugünkü modern hastahanelerin ilk numunesini teşkil ediyordu.</p>
<p>1218 senesinde haçlı ordusu ile gelen Bologna’lı cerrah Hugo von LUCCA İslam cerrahlarının kendi haçlı yaralıları tarafından bile tedavi için kendisine tercih edildiğini görünce üç sene İslam ordusunda seyyar hastahanelerdeki cerrahların nasıl çalıştığını görüyor. Onlardan hastayı banotu ve âdemotu suyuna batırılmış süngerle uyutup ameliyat yapma usulünü öğreniyor. 1221 senesinde İtalya’da doğduğu şehir Bologna’ya döndüğünde artık İslam cerrahlarından öğrendiği şekilde ameliyat yapıyor. Papaz olan oğlu Theodorich von Borgognoni de aynı şekilde onun ekolünde meşhur bir cerrah oluyor. Oğlunun CHIRURGIA adlı kitabından onun nasıl narkozu kullandığını, lokal anestezi yaptığı,yaralara şaraba batırılmış kıtık koyduğunu, kırıklarda yumuşak sargı kullandığını, Galen’in taze yaraları tedavi ile ilgili metodunu kınadığı ve bunları İbn-i Sina’nın metodu ile ve büyük bir başarı ile tedavi ettiğini öğreniyoruz (2) .</p>
<p>Bologna’lı cerrah Wilhelm von Salicato’da İbn-i Sina’nın Anatomisini cerrahide tatbik edenlerdendir. Hugo von Lucca’nın haçlı seferlerinden getirdiği İslam cerrahi metodlarının tatbikinden biraz sonra Bologna Tıp Fakültesinden mezun Anatom Mondino de Lıuccı (1275— 1326) XIII. yüzyılın sonu ile XIV yüzyılın başlarında Avrupa’da ilk olarak insan cesetleri üzerinde teşrih yaparak Avrupa tıbbında rönesansa yol açıyor (3) .</p>
<p>Burada şunu hatırlatmak yerinde olur ki; Selçuk Atabeyi Nureddin Zengi’nin 1154’de Şam’da tesis ettiği hastahanede tahsil eden meşhur İslam hekimi İbn-i Nefis’in, İbn-i Sina’nın Anatomisine şerh olarak yazdığı “ŞERH—İ TEŞRİHÜ’L— KANUN” isimli eserinde ilk olarak, Miguel Serveto ve Colombo’dan önce XIII. yüzyılda kanın akciğerlerde temizlendiğini tarif eder. İbn-i Nefis’in bu eserinin Madrit’teki Escorial kütüphanesinde olması ve İslam tababeti üzerine çalışan Migule Serveto’nun küçük kan dolaşımını bulurken bu eserden faydalanmış olması oldukça manalıdır (4) .</p>
<p>Katolik İspanya Kralı, Mursiye’yi zaptedince oradaki İslam alimi Muhammed bin Ahmed El-Mursiye’ye hürmet göstererek, ona orada bir medrese inşa ederek Hıristiyanlara tıp, matematik, felsefe, müzik dersi vermesini sağlamıştı (5) . Fransa’- da Montpellier’deki Tıp Fakültesi İslam üniversiteleri olan medreseler karakterinde idi Oxford ve Cambridge üniversitelerinde de İslam tesiri görülür. Avrupa üniversitelerinde verilen ilmi derecelerdeki İslam tesiri de bârizdir. Mesela; Baccalaureat Arapça, “Bi-hakka’l-rivaya” dan gelmektedir. Salerno ve diğer Avrupa üniversitesindeki doktora imtihanı da Selçuklu medrese ve hastahanelerindeki “icazet” ten alınmış olduğu aşikârdır.</p>
<p>Ebu’l Farac’ın “Muhtasarüd-düvel” adlı eserinden (s.477), Selçuk hekimlerinin Sicilya’ da hıristiyan kıralların nezdinde çalıştıklarını biliyoruz. Sultan Alaaddin’in hizmetinde bulunan Selçuk hekimi Yakubi sonradan Sicilya kralı Friedrich II von Hohenstaufen’in hizmetinde çalışmıştır.</p>
<p>XIII ve XIV. yüzyıllardaki Avrupa’ da Rönesans’ın başlangıcı ancak Haçlı seferlerinde Selçuklu’lardan gelen tesir ve bu tercüme merkezlerinde İslam eserlerinin tercümeleriyle açıklanabilir. XIII yüzyılda Paris ve Oxford üniversitelerinde ders okutmuş olan Roger Bacon tabii ilimler için Yunancanın yanısıra Arapçanın da lüzumlu olduğunu söyleyince Oxfordluları hiddetlendirmiş, “Bacon Müslüman oldu” diye sokaklarda gösteriler yapılmıştı.</p>
<p>Gene XIII. yüzyılın büyük Hıristiyan alimi Dominik tarikatından Albertus Magnus (1206—1280) ders verdiği kürsüye bazen, İslam alimlerinin kıyafetiyle çıkardı (6) . Anatominin kurucusu ve Avrupa’da tıpta rönesans açanların başında gelen Andereas Vesalius’un (XVI. asır) büyük bir zahmete katlanarak Arapçayı öğrenip er-Razi’nin El-Mansur için yazdığı tıbbi eserin IX. bölümünü Latinceye tercüme ederek neşretmesi, İbn-i Sina’nın kanununun 1500 senesine kadar Rönesansın asıl merkezi İtalya’da 16 defa basılması İslam tıbbının Avrupa rönesansına ne kadar tesir ettiğini gösterir (7) .</p>
<p>İspanya üzerinden de İslam hastahanelerinin Avrupa hastahanelerine tesiri büyük olmuştur. Hospital Saint—Elaise hastahanesindeki kubbe inşaat tekniği, Kurtuba’ daki Emeviler zamanında inşa edilen caminin mihrabı üzerindeki kubbenin bir kopyasıdır. Madrid’de Katolik İspanyol Prensesi Isabella’nın Latince hocası Beatriz de Galindo namına göre İslam mimarı Hasan (Malatina) hastahanesi 1499 tarihli vakfiyesine göre İslam mimarı Hasan (Maestra Hazan) tarafından inşa edilmiştir. Bu da İslam kültürünün hala xv. asır sonunda bile tesirinin ne derece büyük olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Bütün bunlardan sonra, Avrupa’nın kör talihini değiştiren rönesans hareketinin İtalya’ da başlaması ve Avrupa’nın yeniden dirilişine ön ayak olması düşündürücüdür. Çünkü asırlardan beri, Endülüs Emevi Medreselerinde ders gören talebeler yurtlarına dönmüşler ve İtalya’nın fikir hayatına kısa zamanda hâkim olmuşlardır. Kuzey Afrika’dan ilerleyip İspanya’ya çıkan hilalin ucuyla, Anadolu’dan Viyana’ya uzanan hilalin ucu Avrupa üzerinde birleşseydi, dünyanın kaderi daha değişik olabilirdi! Fakat Avrupa, haçlı seferleri ve İspanya’ da kurulan Emevi devletiyle, Balkanlara yerleşen, oradan Viyana’ ya uzanan İslam Alemine çok şey borçludur. Avrupa tababetin yanında, sağlığın temeli olan temizliği de bizden öğrenmiştir.</p>
<p>_________________</p>
<p>LİTERATÜR<br />
1— Turan O.Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti. İst. 1969 sf: 223<br />
2— Terzioğlu A. “Selçuk Haıtahaneleri ve Avrupa Kültürüne Tesirleri” T.T.K. yayn. XIX. seri, sayı 4, sf. 52–53.<br />
3— Hunke Sigrid, “Allans Sonne Über Dem Abendland”, Stuttgart 1967<br />
4— Görlitz W. “Wachter der Glaubigen, Hamburg 1936, sf. 118<br />
5— y.a.g.e. sf.146<br />
6— İbn-i Hacer, “Durarü’l Kâmine”, Haydarabad, 1348—1350 sf.375<br />
7— Adıvar Adnan, “Osmanlı Türklerinde ilim”, İst.1970 sf.48</p>

<p class="sayac_bilgi">1001 okunma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbultarih.com/batinin-ilk-muallimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

