27
Ağu

Kur’an tertemiz haliyle 14 yüzyılı deviriyor

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Araştırma, Haberler

İslam tarih, kültür ve medeniyeti araştırmaları alanında çalışan İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), Kur’an-ı Kerim’in nüzulünün (indirilmeye başlamasının) 1400. yılı münasebetiyle önemli bir projeye imza atıyor.

5 Eylül’de Kadir Gecesi’nde yapılacak açılış konferansında bugüne kadar IRCICA’nın davetini kabul eden 40 ülkeden 80 civarında bakan, kurum başkanı, Müslüman toplulukların temsilcileri ve uzmanlar ile ayrıca, İslam ülkelerinin Ankara’daki büyükelçileri ve İstanbul konsolosları hazır bulunacak. Konferansta bu programın Kur’an-ı Kerim’in hizmetinde en iyi hangi çalışmalarla kutlanacağı ve üye ülkelerin ve ilgili kurumlarının bu programa ne şekilde katkıda bulunabileceği konularında görüş alışverişinde bulunacak, tavsiyeler ortaya koyacaklar. Kur’an’ın dünya toplumlarınca tam olarak anlaşılması yönünde hizmet edecek çalışma programı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilecek. Projeyle ilgili bilgi veren IRCICA Genel Direktörü Dr. Halit Eren, “Mayıs ayında Tacikistan’da yapılan İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında Kur’an-ı Kerim’in nüzulünün üzerinden 1400 yıl geçmiş olması münasebetiyle 2010 ve 2011 yıllarının bütün İslam dünyasında Kur’an-ı Kerim etkinlikleriyle Kur’an-ı Kerim yılı olmasını önerdik ve bu kabul edildi.” dedi.

Yapılacak toplantıda her ülkenin kendi yapacakları faaliyetleri hakkında da bilgiler sunulacağını söyleyen Eren, ‘Kur’an-ı Kerim’in Nüzulünün 1400. Yılı’ programının ülkelerdeki çalışmaların ötesinde bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Dünya Müslümanlarının bu anlamlı yıl vesilesiyle bir işbirliği ve dayanışma zemininde bir araya geleceğini vurgulayan Eren, toplantıda düşünce ve gayretlerin birleştirilmesinin amaçlandığını dile getirdi. Eren, “Program, Kur’an-ı Kerim’in, İslam Peygamberi’nin, İslam’ın ve İslam medeniyetinin, bu medeniyetin kültür ve sanatlarının, kavramları, prensipleri, tarihteki ve bugünkü gelişmeleriyle tam ve doğru olarak anlaşılması ve anlatılmasını amaçlayan çeşitli ilim, eğitim, kültür ve sanat etkinliklerini kapsayacaktır.” dedi.

 Kaynak: TimeTurk

4269 okunma

15
Haz

Boykot etmeli ama neyi?

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Araştırma, Dünya Tarihi, Haberler

İsrail’in Gazze’ye insani yarım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı operasyon sonrasında İsrailliler Türk mallarına karşı boykot çağrısı yapmaya başladı.

Üç yılı aşkın bir süredir devam eden Gazze ablukasını deniz yoluyla kırarak insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsraillilerin tepkisi devam ediyor. İsrail’de bazı yerel süpermarket zincirleri siyasi bir tavır alarak, Türkiye’de üretilen ürünleri boykot etme kararı aldı.

Türkiye’de de İsrail mallarına karşın boykot sesleri yükselmeye devam ediyor. Ancak Türkiye, İsrail’den tohum, İnternet/bilişim donanım ve yazılımları ile askeri malzemeler dışında pek ürün ithal etmiyor. Fakat sahipleri Siyonist olan veya Siyonist İsrail’i ekonomik ve siyasi açıdan destekleyen çok sayıda marka ve ürün var.

Şayet boykot konusunda samimi isek, işte yapmamız gerekenler:

Devamını oku »

2919 okunma

29
May

İSTANBUL’UMUZUN FETHİ KUTLU OLSUN…

   Yazan: istanbultarih   Kategori Anasayfa, Araştırma

15

Devamını oku »

2216 okunma

26
Şub

Tarihte Bugün : HOCALI KATLİAMI

   Yazan: istanbultarih   Kategori Araştırma

 

HOCALI KATLİAMI

1991 yılında Azerbaycan Parlamentosu’nun halktan gelen baskılar karşısında Dağlık Karabağ’ın özerk bölge statüsünü ilga etmesine karşılık Dağlık Karabağ Parlamentosu bir referandum düzenleyerek cevap vermiştir. Çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu bölgede referandum sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu bağımsızlığını ilan etmiştir. 1992’de Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiştir. Devamını oku »

1198 okunma

6
Şub

Maarifin hali pür melali – EĞİTİM SİSTEMİ

   Yazan: istanbultarih   Kategori Araştırma

Türkiye’de niçin Batı’daki gibi güçlü bir eğitim sistemi yoktur? Bu geriliğin temelinde “okuma yazma bilenlerin sayısı ne olursa olsun artırılmalı” anlayışı yatmaktadır. Oysa asıl mesele okuma-yazma oranının düşük olması değil aydınların iyi yetiştiril(e)memesindir.

Teyfur Erdoğdu

Doç. Dr. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi

Türkiye bugün Osmanlı Devleti’nin 19. yy.da içine düştüğü bütünlük buhranını yaşamaya başladı. Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk hükümetleri gibi birçok hükümet bu tür bir buhran içine düştükleri zaman ‘millet oluşturmak, parçalanmaları engellemek, dayandıkları ideolojileri yeniden üretebilmek ve/veya bir millete bağlılık duygusu pekiştirmek için’ en etkili yol olarak milli eğitimi kullanmışlardır. Devamını oku »

959 okunma