İbrahim AKKURT

Türkleri İslam Âleminin Lideri Konumuna Getiren Kişi Tuğrul Bey

Tuğrul Bey’in tarihi kaynaklarda 993 yılında doğduğu belirtilmektedir. Dedesi Büyük Selçuklu Devleti’ne ismini veren Selçuk Bey’dir. Babası ise Selçuk Bey’in oğlu Mikail Bey’dir.

3 Ocak 2017 15:50
A
a

Mikail Bey, 998 yılında bir gaza akınında şehid düşünce oğulları Tuğrul Bey ve Çağrı Bey’i dedeleri Selçuk Bey yetiştirmiştir. Tuğrul Bey, dedesi Selçuk Bey’in nezaretinde Cend şehrinde milli ve dini terbiyenin yanında mükemmel bir şekilde silah kullanmayı öğrendi. Selçuk Bey’in 1007 yılında vefatı ve daha sonra amcası Arslan Bey’in Gazneli Mahmud tarafından esir edilmesi üzerine Tuğrul Bey, Selçuklu Hanedanının başına geçti. Kardeşi Çağrı Bey ile iç ve dış düşmanlara karşı büyük mücadeleler vermişlerdi. Bu zorlu mücadeleler neticesinde 1038 yılında Nişabur şehrini devletin merkezi ilan edip, kendi adına hutbe okutarak Selçuklu Devleti’ni resmen kurmuş oldu.



Tuğrul Bey, amcası Arslan Bey’in tuzağa düşürülerek esir alınmasından ve bölgede kendi varlıklarını tehtid etmesinden dolayı Karahanlılar ile mücadeleye girişti. 23 Mayıs 1040 tarihinde Dandanakan Savaşı’nda Tuğrul Bey komutasındaki Selçuklu ordusu, Sultan Mesud liderliğindeki Gaznelileri mağlup etti. Kazanılan bu zafer ile devletin temelleri sağlamlaşmış oldu. Tuğrul Bey, bu büyük zaferden sonra, 1043’te Bağdad’daki Abbasi halifesine bağlılık ve hürmet ifade eden mektubunu gönderdi ve devlet merkezini Rey şehrine taşıdı. Tuğrul Bey’in Abbasi halifesine bağlılığını bildirmesi, Müslümanlar arasında büyük itibar kazanmasına sebep oldu. Halife, Tuğrul Bey’e büyük İslam alimlerinden Maverdi’yi gönderdi. Hutbeyi Abbasi halifesi adına okutan Tuğrul Bey, halifenin bozuk itikad sahibi Büveyhilere karşı yardım talebini de kabul etti. Tuğrul Bey bundan sonra Selçuklu ordularını hristiyanların ve Büveyhilerin üzerine gönderdi. Abbasi halifelerini Büveyhilerin vasiyetinden kurtarmayı hedefledi. Kardeşleri Çağrı Bey, İbrahim Yınal ve amcasının oğlu Kutalmış’ın komutasındaki Selçuklu orduları, Batı’ya doğru hızla yayıldılar. Azerbaycan, Irak-ı Arab ve Irak-ı Acem Selçuklu topraklarına katıldı. 1053′te bizzat Bizans seferine çıkan Tuğrul Bey, Gürcistan’a kadar ilerledi ve bu seferlerden pek çok ganimetle geri döndü. Tuğrul Bey 1055 yılında, hac yollarını Bedevilerin yağmalarından korumak, Suriye ve Mısır’da Fatimilere karşı savaşmak üzere Bağdad’a geldi. Büveyhiler ve Fatimilere karşı mücadele ederek bölgede Selçuklu hakimiyetini tesis etti. Böylelikle Bağdad’ı ve Sünni alemini, Büveyhilerin ve Fatımilerin katliam ve tahriplerinden korudu.Tuğrul Bey’in Hilafet merkezine girip Büveyhileri temizlemesinden sonra Halife kendisine tac giydirme ve kılıç kuşanma merasimi yaptı. Onu “Dünya Sultanı” ilan etti, Tuğrul Bey’e Rükneddin (Dinin temeli) ve Kasım Emir’ül-Mü’minin (Halifenin ortağı) ünvanlarını verdi. Böylece Selçuklular İslam halifeliğini, Abbasiler elinde himayelerine almıştır. 1000 yıl boyunca İslam’ın sancaktarlığını yapan Türkler bu olay ile İslam aleminin önderi konumuna gelmişlerdir.



Tuğrul Bey’in hayatı devamlı mücadele ile geçmiştir. Devletin başında büyük işler başardı. Dünyanın en büyük devletlerinden birini kurup, İslam alemine ve Türk milletine birçok hayırlı hizmet etti. Maveraünnehr’den Anadolu‘ ya, Irak’tan Azerbaycan ve Kafkasya’ya kadar olan ülkede huzur ve emniyeti tesis etti ve pek çok ülkeye hakimiyetini kabul ettirdi. Zirai ve ticari faaliyeti neticesinde iktisadi hayat gelişip, refah seviyesi yükseldi. Muazzam bir şekilde tesis edilen devlet teşkilatı, kuvvetli temeller üzerine oturtuldu. Bu teşkilat, devrinde ve sonra kurulan Türk-İslam devletlerine numune oldu.Tuğrul Bey kişiliği itibariyle; adil, vakur, cömert, cesur, samimi, iyi ve yumuşak huylu bir hükümdar idi. Sarayın kapısına yardım için gelen hiç kimse eli boş dönmezdi. Tuğrul Bey, beş vakit namazını cemaatle kılmaya özen gösterir ve haftanın iki gününü oruç tutmakla geçirirdi. Bağdad’ da yaptırdığı sarayının yanına cami, medrese ve hamam da yaptırmıştır. Bütün bu özellikleri ile Tuğrul Bey, halkın ve ordusunun sevdiği ve tam bağlı bulunduğu bir hükümdardı. “Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allah-u Teala’dan utanırım” sözü çok manidardır.



Tuğrul Bey, Selçukluların başına geçtikten 5 Eylül 1063 Cuma günü vefatına kadar 25 yıl aralıksız fütuhat yapmış ve dünyanın en büyük devletini kurmağa muvaffak olmuştur. 5 Eylül 1063 senesinde Rey şehri yakınlarında yetmiş yaşlarında iken vefat etti. Rey şehrinde kendi adına yaptırılan türbesine defnedildi.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

duyurular DUYURULAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Tarihin İzinde