İbrahim AKKURT

Nüktedan Bir Osmanlı Devlet Adamı Ahmed Vefik Paşa

Türkçülük Hareketinin öncülerinden, Diplomat, Edebiyatçı, Oyun Yazarı, Nüktedan ve Hazır cevaplılığı ile tanınan Osmanlı Devlet Adamı…

10 Ocak 2017 10:29
A
a

3 Temmuz 1823 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Ahmed Vefik Paşa, Osmanlı Devleti’nin Hariciye Nezareti’nde(Dışişleri Bakanlığı) görev yapan Ruhiddin Bey’in oğludur. 1831 yılında İstanbul’da başladığı eğitimine babasının görevi nedeniyle Fransa’da devam eden Ahmed Vefik Paşa, eğitimini 1837 yılında Paris Saint Louis Lisesi’nde tamamladı.


 
 Bu tarihten sonra yurda dönen Ahmed Vefik Paşa, 1837'de Babıali Tercüme Odası'nda göreve başladı. 1840'ta Londra elçiliğine katip olarak atandı. 1847'de yurda döndü, Tercüme Odası başmütercimi oldu. 1851'de yeni kurulan Encümen-i Daniş'e (Bilim akademesi) üye seçildi. 1852 yılında Tahran Büyükelçiliği'ne atandı. Tahran’a gelen Ahmed Vefik Paşa büyük bir merasimle karşılanmıştı. Paşa, daha sonra sefaretimizin bulunduğu yeri Türk toprağı kabul ederek şanlı bayrağımızı göndere çekmiş, bu şerefli durum İngiliz ve Rus elçiliklerini hayrete düşürmüştür. Bugün elçiliklere bayrak çekilmesi Ahmet Vefik Paşa’dan miras kalmıştır. 1857’de Adalet Bakanlığı, 1860’da Paris elçiliği görevlerine getirildi. Paris elçiliği sırasında Paris tiyatrolarından birinde Peygamberimiz (s.a.v) aleyhine oynanacak oyuna mani olmuş, oyun gecesi, perde açıldığı sırada sahnenin ortasına çıkarak oyunu kaldırtmıştır. 1861 yılında Anadolu müfettişi iken Bursa halkının yaptığı şikâyet üzerine bu görevden azledildi. 1871’de Rüsumat emirliğine, 1872’de Sadaret müsteşarlığına, 1872-1878 yıllarında Millî Eğitim Bakanlığı Divan-ı Muhasebat Reisliği’ne getirildi. 1875’de Petersburg İlimler Akademisi’ne üye seçildi.



1877’de Meclisi Meb’usan Reisi, vezir ve âyân üyesi, kısa bir süre Edirne valisi, 1878’de Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı), 1878’de Sadrâzâm oldu. Fakat Ayastefanos Antlaşmasını imzaladıktan 2.5 ay sonra görevden alınarak Bursa Valiliği’ne getirildi. Ahmet Vefik Paşa yine Bursa valisi iken Bursa’nın imarına önem vererek yeni yollar, caddeler açtırtmış, mevcutları genişletmiş, zekice buluşlarla çıkmaz sokakları ortadan kaldırarak çıkar hâle getirmiştir. Bursa’da Rusçuk mahallesini kuran Paşa, bakımsızlıktan mezbele hâline gelen Yeşil Cami’yi tamir ettirtmiş; Tophane’yi, kaleyi, İpek Han’ı, Ulu Cami’yi Çelebi Sultan Mehmet Camiini, Osman Gazi, Cem Sultan ve Orhan Gazi türbelerini tamir ettirerek bunların nefis çinilerini ortaya çıkartmıştır. Ayrıca Bursa’da hastaneler yaptırmıştır. İpekçiliği, gülyağcılığı geliştirmiştir. Bu arada “adaletin mülkün temeli olduğunu, fakat adaleti sağladığını zanneden adaletsiz insanların da küfeye doldurup denize atılmasını” söyleyen paşa, adlî ve malî işlerle de yakından ilgilenip yüzlerce meseleye çözüm getirterek halkın sevgi ve takdiri kazanmıştır. Ve yine Bursa Valisi iken, Bursa’da bir tiyatro yaptırıp Fransız Moliere’in eserlerinden çeviriler yaparak oyunlar sahnelemiştir. 1882 yılında tekrar Sadrazam oldu, fakat bu görevde 3 gün kaldı. Bu görevden sonra ölümüne kadar hiçbir devlet görevi almayan Ahmed Vefik Paşa, Rumelihisarı’ndaki evinde ilmi ve edebi çalışmalar yaparak ömrünün son günlerini geçirdi.


 
Ahmed Vefik Paşa, son derece nüktedan ve hazır cevaptı. Gözünü daldan budaktan sakınmayan Paşa diline de sahip olamazdı. Ve taviz de vermezdi. Hele memleket meselesi konuşulurken yırtıcı bir aslan kesilir ve sözünü hiçbir zaman esirgemezdi. Paşa, Paris’te bir yıla yakın elçilik yapmasına rağmen, millî gururuna düşkünlüğü, fütursuzluğu, lâfını esirgememesi nedeniyle İmparator III. Napolyon’un sempatisini kazanmıştı. Lübnan meselesinden dolayı Paşa’ya sinirlenen İmparatorun; “Kendini Sultan Selim Sefiri (Elçisi) sanıyor” demesi üzerine Ahmed Vefik Paşa: “Sultan Selim’in sefiri olsa idim, zat-ı haşmetmeaplarınız burada bulunamazdı” cevabını vererek Napolyon’a güzel bir ders vermişti.  Ahmed Vefik Paşa, Türk Tarihi’nin Osmanlı ile başlamadığını öner sürmüş, bu görüşünden dolayı Osmanlı Türkçülüğünün önderlerinden sayılmaktadır. Lehçe-i Osmanî isminde ilk Türkçe sözlüklerden birisini de yine kendi hazırlamıştır. Fezleke-i Tarihi Osmanî (Kısa Osmanlı Tarihi), Hikmet-i Tarih (Tarih Felsefesi) isimli tarih alanında eserleri vardır. Fransız yazar Moliere’in 16 eserini çevirerek tiyatroya uyarlamıştır. Son olarak Çağatay Türkçesinden Şecere-i Türkî isimli eseri Osmanlı Türkçesine çevirmiştir.
 
Osmanlı Devleti’nin son dönemine damgasını vuran Ahmed Vefik Paşa, 2 Nisan 1891 tarihinde vefat etmiş, Rumelihisarı Mezarlığı’na defnedilmiştir.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

duyurular DUYURULAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Tarihin İzinde